Gülşah SERT

Gülşah SERT

GDO VAR MI YOK MU?

Mersin limanında yakalanan pirinçlerin GDO’lu çıkması Türkiye gündemine bomba gibi düştü.

 

Ardında bu pirinçleri ithal eden firma yöneticilerinin tutuklanması ikinci bomba oldu.

Her iki bomba da Gaziantep’te ekstra nükleer bomba etkisi yaptı.

Çünkü söz konusu firmalardan birisi direkt, diğeri de az direkt olarak Gaziantep ile bağlantılı.

 

Tutuklanan kişilerden birisi ‘Gaziantep’ denilince akla gelen ilk 10 isim arasında. Dahası nerede bir sosyal proje var, nerede bir ortak yapılacak hayır işi var, nerede el atılması gereken bir durum var adam orada... Okul desen yaptırmış, bağış desen yapmış, vergi desen şampiyonlar arasında, ihracat desen en önlerde... Firması dünyanın hububat konusundaki ilk 4’ü arasında gösteriliyor.

Gaziantep ve Türkiye bir anda “Noluyor?” moduna geldi.

Yoksa bunca iş hileli miydi? Bunca para, ihracat, hepsi yalan mıydı?

Halkın kabahati yok! Ne biliyorsa ona göre tepki veriyor. Pozisyon alıyor.

Devlet demiş ki, “GDO var”...

Sonra ne yapmış devlet? Tutuklamış...

Halk ne yapsın inanacak.

Çünkü açıklama yok... Detay yok... Adamların savunmasında ne yazıyor? O da yok...

İnanacak elbet...

Sonra ilgili, etkili ve yetkili başkaları konuşmaya başlıyor.

Biri diyor ki: “Dünyada GDO’lu çeltik üretimi diye birşey yok. Dolayısıyla GDO’lu pirinç de olamaz”

Bir başkası çıkıyor “Pirinçler dökme olarak taşındığı için aynı gemideki ya da depolardaki GDO’lu başka ürünlerden bulaşma olmuştur” diyor.

 

Gaziantep’in ortak aklı söz birliği ediyor: “Pirinçte GDO olmaz. Firmalar töhmet altında kalıyor. Bu konuda standart yok. Sıfırın üstündeki tüm değerler zararlı kabul ediliyor. AB standartları geçerli olsa sorun kalmayacak”...

Haydaaaa, hoppalaaa... Bu ne ki şimdi...

Bildiğimiz, tanıdığımız, takdir ettiğimiz firmalarımız bizi zehirliyor mu? Yoksa birileri mevzuat yokluğunda mevzuat icat edip bu başarılı firmalarımızı yok yere zan altında mı bırakıyor?

Bu Türkiye için, hele de Gaziantep için öyle sürüncemede kalması kabul edilebilecek bir konu değildir.

Ne birilerinin bizi zehirlemesini kabul edebiliriz, ne de dürüst çalışan, vergisini fazlasıyla ödeyip ihracat rekorları kıran firmalarımızın yok yere suçlanmasını, damgalanmasını.

 

Bu yüzden bu GDO davasını çok ama çok önemsiyoruz. En titiz, gerçek ve bilimsel yargılamanın en hızlı şekliyle yapılmasını, gerçeğin en yalın hali ile komuoyuna açıklanmasını istiyoruz. Gaziantep olarak istiyoruz. Bu mesele bizim onurumuzdur.

Bu nedenle Bakanımız, vekillerimiz, bürokratlarımız, sivil toplum örgütlerimiz bu konunun üstünde titizlikle, özellikle ve öncelikle durmalıdır.

Suç varsa cezası verilmeli, yoksa da firmalarımızın itibarı en az suçlandıkları kadar aleni ve yaygın olarak iade edilmelidir.

Boru değil, bir yanda kamu sağlığı, bir yanda Türkiye’nin en önemli firmaları. Adalet mekanizması bu konuda mümkün olan en hızlı şekilde çalışmalı, bunun olması için kim ne yapabiliyorsa yapmalıdır.

Topluma GDO yedirmeye kimsenin hakkı yoktur.

Ancak toplum hafızasında itibarı tavan yapmış firmalarımızın alınlarına GDO damgası çalmaya da kimsenin hakkı yoktur.

Bu yüzden bu davadan kesin ve net bir sonuç bekliyoruz. GDO var mı, yok mu? Biri bizi mi zehirliyor yoksa biri firmalarımızın itibarına zehir mi çalıyor.

Bekliyoruz...

Bu kadar basit.

Yorumlar (0)

+ Yorum Yaz