Harun Karaburç

Harun Karaburç

Güneşin ve ateşin sofrası

4. Uluslararası Gaziantep Gastronomi Festivali kısaca GastroAntep yarın Festival Park’ta başlıyor. Tarihi İpek Yolu üzerinde yüzyıllardır önemli bir ticaret ve kültür merkezi olan kentimiz, gastronomi şehri olarak dünyanın da ilgi odağı. Dört yıldır büyük bir özveriyle düzenlenen bu festival de bunun bir yansıması. Bu yıl yerli yabancı birçok konuk dört gün boyunca Gaziantep’te bir araya gelecek ve birçok başlıkta gastronomiyi ele alacaklar. Bu yazının konusu festivalin programından ziyade Gaziantep mutfağını “biricik, benzersiz” kılan unsurlara dair ufak bir değinme.

Gaziantep mutfağı çeşitlilik bakımından neredeyse bir ülke mutfağı kadar zengin. Bu zenginlik ve çeşitliliği sağlayan elbette bereketli topraklar. Zenginlik topraktan sofraya uzanıyor. Güneşin kavurduğu toprakta olgunlaşan ürünler maharetli ustaların ellerinde ve ateşin sıcaklığında tadına doyulmaz lezzetlere dönüşüyor. Üstelik bu yüzyıllardır böyle. Yılların birikimiyle oluşmuş bir mutfak kültüründen bahsediyoruz. Nesillerden nesillere aktarılan, usta çırak ilişkisi ile bugünlere gelen ve geleceğe de aynı yöntemlerle aktarılacak olan…

Gaziantep’te yetişen ürünler ister fırında pişsin, ister ocakta, ister mangalda muhakkak bütün yemekler güneşten ve ateşten bir lezzet alır. Bu sebeple Gaziantep mutfağına güneşin ve ateşin sofrası diyebiliriz. Toprağın verdiği ürün çeşitliliği kadar pişirme yöntemleri de çeşitlilik gösterir. Bu zenginlik her bir Gaziantepliyi doğuştan gurme yetenekleriyle donatmıştır. Damak zevki Antep yemekleriyle zenginleşen bir Gaziantepliyi evinize yemeğe çağırırken iki kere düşünün! :)

Bir yabancının kulağına enteresan gelecek birliktelikler vardır Gaziantep mutfağında. Örneğin yenidünya kebabı. Malta eriği ve etin lezzetli kavuşması… Ayvalı taraklık ve Gaziantep mutfağının en ilginç yemeklerinden vişne kebabı. Etli yemeklerde meyve kullanımı Osmanlı, İran ve Arap mutfağında yaygındır. Gaziantep de bu geleneği sürdürüyor.

Gaziantep’te her mahallede birkaç fırın vardır. Fırınlar birer market gibi vızır vızır çalışır. Akşamüstü oldu mu evde hazırlanan tepsiler birer birer fırınlara doğru yola çıkar. Mevsiminde toplanan sebzeler ve etler odun ateşinde pişer. Akşamları fırından çıkan yemeklerin kokusu tüm mahalleye yayılır. Gaziantep’te her yemeğin bir mevsimi vardır. O mevsim çıkan sebzelere göre belirlenir Anteplilerin sofraları.

Yorumlar (0)

+ Yorum Yaz