Gülşah SERT

Gülşah SERT

HASTA YOK VAKA VAR!

Vaka artışı tehlikeli boyutlara ulaşmak üzere…

Vaka artışı tehlikeli boyutlara ulaştı…

Vaka artışı hız kesmeden devam ediyor…

Falan filan…

Derken öğrendik ki vaka dedikleri şey aslında üfürükten tayyare.

Hiçbir önemi yok, Sağlık Bakanlığımız korona saymıyor.

Sadece ağır hastaysan, koronasın.

Semptom göstermiyorsan, hastaneye yatacak durumda değilsen, yoğun bakıma alıp ağzına burnuna oksijen maskeleri, borular, serum hortumları takmamışlarsa hasta değilsin.

Dolayısıyla birey, sayı ve hasta olarak istatistiklere ve her gün açıklanan turkuaz renkli listeye de girmiyorsun, giremiyorsun.

Zaten adam gibi hasta olmayı bile beceremeyen, ateşlenmeyi, öksürmeyi kıvıramayan da ‘hastayım’ diye gezmesin arkadaş.

Ateşin yok, halsizlik yok, tat alma duyusu yerinde, öksürük hiç yok…

Eeee, sadece testin pozitif diye hasta sayılıp listeye mi gireceksin yani?

O kadar kolay mı bu işler? Git evinde otur!

Ya da oturma!

Nasılsa hasta değilsin sadece ‘vaka’sın.

Git Gazilerde gez.

Nişantaşı’ndaki kafelerde maskesiz maskesiz otur.

Zaten garsonlar da maske takmıyor, takanlar da koluna takıyor.

Sen taksan ne olacak. Sok maskeni cebine, otur püfür püfür. Olmadı bir de sigara yak.

Açık havada sıkılırsan geç bir AVM’ye.

Orada da maskesiz gez, sosyal mesafeye uyma, her köşeye konulan dezenfektanları kullanma, asansörlere üst üste bin. Sıkıntı yok, güvenlik görmeden kural ihlal etmek marifet çünkü. En azından mor renkli beyinsizler listesine girersin. Olmadı öbür tarafta kesinlikle ‘Kul hakkı yiyenler’ listesindesin… Kaçmaz.

Akşam komşuya git, kırk yıl hatır al Sohbet muhabbet.

Yan binadaki Ayşe Hanım teyze var ya, işte onun eltisinin görümcesinin dayısıgillerden Hatce rahmetli olmuş. Git bir baş sağlığı dile, adettendir, ayıp olmasın. Çıkışta öbür baştaki komşunun kızının çeyizini almaya gelmişler. Geç halay başına, iki stres at.

Ertesi gün sosyete pazarına git mesela. “Sosyeteye de mi girmiyek bacım?”

Pazara giderken otobüse bin ama.

Otobüse binerken maskeni takmayı unutma, şoför kızar.

Arkaya geçince çıkarırsın, olmadı çenene indirirsin. Kapalı yer, nefes almak zor tabi açmak lazım.

Hem maske de nedir? Hazır maskeni indirmişken bir de telefon aç ablana, belki pazardan bir şey lazımdır. Olmadı iki sohbet et, yolda canın sıkılmasın.

Sen pazardayken çocuklar bahçede oynasın. Komşu çocuklarla birlikte! Çocuklar ağır hastalanmıyor nasılsa, en fazla eve taşır. O da sorun değil, ufacık çocuğun getirdiği virüsten ne olur ki?

Bu arada hala canın sıkkınsa, karşı komşun Figen Hanımla, alt komşun gazeteci Gülşah Hanıma gülebilir, dedikodusunu yapabilirsin. İyi fikir!

Gülşah Hanım var ya, her sabah maskesini eldivenini takıp öyle biniyor otobüse. Bizim kız görmüş, otobüse binince bütün camları açıp, koltuğa oturmadan önce de fısfıs kolonya sıkıyormuş. Bayramda annesinin elini bile öpmemiş. 8 aydır AVM’ye gitmemiş. Markete giderken liste yapıp, 10 dakikada alacaklarını alıp çıkıyormuş. Bu nasıl iş ya?”

Komşun eksikleri tamamlasın. “O Gülşah var ya, bu sene tatile gitmemiş. Yazık kız, parası yok zaar. Hâlbuki devlet tatil kredisi verdi. Ala da gideydi ya! Cimri midir nedir?”

Sonra tekrar sen al lafı,Aaa, bizim herif geçen gün masketakmadı diye ceza yemiş.

Komşu bilmişAmaaan boş ver. Herkese kesiyorlar, nasılsa almayacaklar. Daha ödeyeni görmedim de, duymadım da.” (Haklı)

Komşunun da dediği gibi, amaaaan boş ver.

Sonuçta herkes birer vakadır.

Kimi korona vaka kimi klinik ve psikolojik vaka...

Önemli olan hasta olmamak

Allah sağlık versin.

Vermediğine de şifa.

Âmin.

Yorumlar (1)

+ Yorum Yaz