Gülşah SERT

Gülşah SERT

HEPİMİZ KATİLİZ


Fenerbahçe-Galatasaray maçının ardından gencecik bir taraftar bıçaklanarak öldürülüyor. Bir başka gencecik ama rakip taraftar tarafından.

Taraftarı öldürülen takım ayağa kalkıyor. Lanet yağdırıyor. Sosyal medyada hakaretin biri bin para.

Hepimiz infial içinde tepki veriyoruz. Bir maç için nasıl insan öldürülür diye. Hem de maç bitmiş. Biri kazanmış. Diğeri kaybetmesine rağmen şampiyonluğu ilan etmiş, kutlamış... İnsanlar eve gidip, mutlu huzurlu uyuyacak. Sataşma, kavga, cinayet...

Sonra katil taraftar yakalanıyor. Olayın görüntüleri ortaya çıkıyor, izliyoruz. Katil olan taraftar yolunda giderken, ölen taraftar arkadaşları ile onu taciz ediyor. Üstüne saldırıyor. Katil çekiyor bıçağı rast gele sallıyor.

Yakalandıktan sonra ifade veriyor. “Küfür ettiler. 8-10 kişi üstüme saldırdılar. Kendimi korumak için bıçağı rast gele salladım...”

Görüntülere bakıyoruz. Söylediklerini doğrular gibi.

Yani bu katil yargılanacak. İşin içine nefsi müdafaa girecek. Ve olabilecek en az ceza ile kurtulacak.

Toplum ikiye bölünecek.

Bir kısmı öleni suçlayacak, “Adam fanatikmiş. Elinde Real Madrid bayrağı ile fotoğrafı bile var. Kendi gitmiş sataşmış. Belki katil olan bıçak çekmese, katil ile maktul yer değişecekti”... Türkiye’nin yarısı bu görüşe hak verecek.

Bir kısmı öldüreni suçlayacak. “Bir maç için bıçak çekilir mi. Gencecik bir cana kıyılır mı? Kaçıp gitseydin.” diyecek... Türkiye’nin kalan yarısı da bu görüşe hak verecek...

Peki, asıl suçlular ne olacak? Olayı bu hale getirenler... Birbirlerini hiç tanımayan milyonlarca genci, birbirine bıçak çekecek kadar öfke ile dolduranlar.

Sporun kardeşliğini, fanatizmin en uç noktalarına dönüştürenler.

Sahada milli takım arkadaşıyla kavga eden Volkan-Sabri... Her önüne gelene dayılanan Emre... Edepsizliğin, terbiyesizliğin, ahlaksızlığın bütün sınırlarını zorlayan Meireles... Sahadaki siyahî oyunculara muz sallayanlar... Kulübedeki rakip takım teknik heyetini küfür yağmuruna tutanlar... Kulübeden çıkıp rakip taraftara dayılanan, küfür edenler... Maçtan önce akıl tutulması yaşayıp, olmadık göndermeler yapanlar... Yine maçtan önce sosyal medyada çatışan, kelime haznesi 8–10 kelimelik küfürden ibaret olan taraftar müsveddeleri... Katil adayları... Medyadan ha bire gaz veren kalemi bozuklar... Bütün bunların gazına gelen en sıradan insanlar...

Siz, biz... Hepimiz... Hepimiz katil değil miyiz?

O gencecik çocuk bıçaklandığında hepimizden birer damla kan akmadı mı?

O bıçağın sapından hepimizin eline, vicdanına birer damla kan bulaşmadı mı?

Muz sallayan adamı eleştirirken “O muzu al da….....” gibi çok eleştirel, müthiş zeka eseri!, gayet ahlaki ve toplumu, taraftarı yatıştırmaya yönelik cümleler kuran sözüm ona spor yorumcuları!

Herkes biraz katil değil mi?

Bu olay, medyaya yansıdı. Çok konuşuldu. Göz önünde yaşandı...

Peki ya görmediklerimiz... Bilmediklerimiz... Duymadıklarımız..

Aslında hepimiz biraz katiliz, lafı hafif kalıyor...

Hepimiz seri katiliz... Ve ne yazık ki kimse kendisini bundan soyutlayamaz...

Adil ve vicdani yönü kuvvetli bir mahkemede yargılansak...

Yardım, yataklık ya da azmettirmek... Hatta cinayete iştirak...

Hepimiz mahkûmuz... da kimsenin suçunu itirafa, cezasına razı olmaya ya da bilemedin tövbe etmeye, pişman olmaya niyeti bile yok.

Ve böyle giderse hepimizin eline daha çoook kan bulaşır...

Hepimizin daha çook kanı akar...

Allah hepimizi affetsin!

 

Yorumlar (0)

+ Yorum Yaz