Dila Dai

Dila Dai

Her gün yepyeni bir gün, iyisiyle kötüsüyle

Her gün yepyeni bir gün, iyisiyle kötüsüyle

Her şeyin suçlusu modern dönemde zirve yapan özne-nesne ayrımının doruk noktaya ulaşmasıyla birlikte, akıl sahibi olan beni en temele koymak oldu.

İbn-i Sina dedi bunu Descartes’tan çok daha önceleri. Cogito... Hani dillere sakız olmuş, ‘Düşünüyorum o halde varım’ önermesi.

Başımıza ne geldiyse düşünmekten mi geldi? Gerekli gereksiz ince eleyip sık dokuyan, detaycı bir zihinle geçiyor ömür.

Diyorlar ki boş ver gitsin... Düşünmek, bazen fazla düşünmek yoruyor insanı. İnsanı insan yapan şey sadece eylemleri mi eylemleri şekillendiren düşünceler mi?

Sağlıklı temiz zihinlerle düşünmek bu yüzyılda çok mu kolay ki...

Kaygılarımız, endişelerimiz, korkularımız…
Kafamızın içinde biriktirdiğimiz o kirli fikirler hayatımızı doğru yaşamamızda ne büyük engel.

Ne zaman çıkabiliyoruz o derin vesveselerle dolu zihnimizden.

Uzaklaşmaya çalışarak geçiyor ömür bu düşüncelerden.

Yaptığımız hiçbir işi tam anlamıyla orada olarak sergileyemiyoruz.

Bir sığınak bulun, bir liman, bir gönül...

Öyle bir sığınak olsun ki tüm şüphe ve kaygılardan bir an bile olsa uzaklaşabildiğiniz.

Hırsların, ikili ilişkilerde çıkarların, sınavların, başarısızlıkların, kayıpların olduğu böyle bir dünyada samimiyetle anlaşıldığın, huzuru yakaladığın bir yer olmalı.

Bunu bulduysan şansına şükran etmek, bulamadıysan arayışta olma çabanla gurur duyman gerek.

Toplumlarca anılan bir filozof olamamak çok normal iken, kendi hayatı üzerine düşünmekten aciz kalmış bir insan olmak iç parçalayıcı.

Her gün yepyeni bir gün, iyisiyle kötüsüyle...

Değişimden korkmadan, kendinle birlikte çıktığın yolculukta biraz daha güçlenmiş, biraz daha umutlu bir ben ile birlikte.

Yorumlar (1)

+ Yorum Yaz