Prof. Dr. Salih ŞİMŞEK

Prof. Dr. Salih ŞİMŞEK

ÂHH YOLLAR AH…

Nankörlere ve körlere ‘yol’ gerekmez…

Yollar beklemeyi ve bekletmeyi sevmezler. 

Yollar medeniyettir, ‘yolsuzluklar’ ise medeniyet düşmanlığı… 

Derdini yollara söyleyenlere; yollar, muhakkak bir yol gösterirler… 

Yollar, pek çok Kralın, aslında ‘çıplak’ olduklarının ispatlandığı yerlerdir.

Bir dost diyor ki; yollar, her dâim özgürlüktür; özgürlükler de birer yol

Derler ki, dağlar ne kadar yüksek olursa olsun, yollar daima onların üzerinden geçer.

İnsanlar vardır, ‘kendilerine’,  yani iç dünyalarına yaptıkları yolculuklardan çok şeyler öğrenirler.

Gönüllerini hep yollara vermeyenler, başka nereye verirlerse versinler, pek anlam ifade etmezler.

Derler ki, Hz. Peygamber’e yakın olanlar, O’nun soyundan olanlar değil yolundan gidenlerdir. 

İskender Pala soruyor: Gönül haritalarınızı kontrol ediniz; oradan çıkan yollar nereye gidiyor?!.

Yollar hiç, ama hiç kimseyi yolda bırakmaz. Yolda kalanlar, yolları terk edenler ve yolsuz olanlardır.

Şu âlemde pek çok âdemoğlunun tersine yollar, biteviye yol alırlar, ama had ve hudutlarını da bilirler.

Yollarda yürümek de insanoğlu içindir, bir yerlerde çürümek ve fosilleşmek de… Tercih âdemoğlunundur.

‘Yolda’ olduğu halde, kat ettiği yolların farkında olmayanlar, ancak ‘tesadüfî yolcular’ olmaya mahkûmdurlar.

Birileri bir zamanlar demiş ki: Yolunu ‘değiştirmeden’ devam ettiğin sürece ne kadar yavaş gittiğinin önemi yoktur!

Fikre katılın veya katılmayın, derler ki: yolun eğrisi olmaz; ama yolu doğru olanların yükü de ağır olurmuş…

‘Sonsuza kadar çalınmasını istediğiniz şarkılar’ varsa, hiç durmayın hemen kendinizi uzun yollara vurun.

Yol nedir ki? Kimilerine göre, ömür biter o bitmez; kimilerine göre de, ezan ile sala arasındaki kısacık mesafedir.

Yollar, insanlara, hiç bir zaman ve hiç bir yerde problem olmazlar; problem olanlar, insanların bizzat kendileridir.

 Âhh yollar ah…

Yorumlar (0)

+ Yorum Yaz