İbrahim Halil Yavuz

İbrahim Halil Yavuz

İLİM ÖĞRENMEK

İlim öğrenmek, bütün erkek ve kadın müslümanlar üzerine farzdır. İlim mal ve mülkten üstündür. İlim sahibi birinin ilmi kabul edilirse, kişi mutlu olur. Cahil birine ne kadar bilgilisin denilirse, adam yerine konulduğunu sanıp o da mutlu olur.

Zengin birine malın çok denilirse rahatsız olur. Aynı şey bir fakire denilirse kendisiyle dalga geçildiğini düşünerek o da rahatsız olur. İlim dağıtıldıkça çoğalırken, mal dağıtıldıkça azalır. Malı sen korursun, ilim seni korur. Aralarındaki fark bu kadar kesin çizgilerle belirli olan iki husustan hangisinin hak olduğunu kestirmenin pek zor olacağını düşünmüyorum.

İlim öğrenmek, çocukluktan başlanması gereken bir eylemdir. Çünkü ağaç yaşken eğilir. Bu eğitimin temeli ise kendi hal ve hareketlerimize dikkat etmekten geçer. Çocuklar küçük yaştayken büyüklerinin yaptıklarını taklit ederler, yapılanlara özenirler. Çocuk yetiştirmenin püf noktası buradadır.

Bir çocuğu sadece kendi hal ve hareketlerimize dikkat ederek, olması gerektiği gibi yetiştirebiliyoruz. İlerki yaşlarda sahip olması anne babayı mutlu edecek ilmi vermek, çocuğun sağlam bir temeli olmasından geçer. Bahsedilen bu sağlam temel ise anne babayı köprü olarak görür.

İlim öğrenen biri ne kadar mütevazi, alçak gönüllü olsa da Allah(c.c.) ona heybet verir. Girdiği bir toplumda değer görür. Mertebesi yükselir. İlim öğrenmek hafızayı tazeler, yeni bilgilere açık olmak dünyaya daha farklı bir pencereden bakmayı sağlar. Bencil olmamak, kul hakkını gözetmek, adil olmak, hoşgörülü olmak, kişiler arası ilişkilerde iyi olmak ilim sahibi insanlara has özelliklerdir.

Çevresiyle iyi ilişkiler kuran insanlar sosyal hayatlarında başarılı olacakları gibi ekonomik ve finansal yönden de güçlü olacaklardır. Çünkü günümüzde para kazanmak için yetenek, el becerisi ve tecrübenin yanında ilim de gereklidir.

Hz. Ali(r.a.) bir sözünde "Bugünlerde ilmi riayet edenler ne kadar çok, ama ona riayet edenler ise ne kadar az." diyerek sitem etmiştir. Çünkü sözde yapılan müslümanlık eğer fiiliyata dökülmezse müslümanlık tam anlamıyla yerine getirilmiş sayılmaz.

Diğer bir sözünde ise, "Gençken ilim ağacını dikmezsen, ihtiyarlığında gölgesinde barınacak bir ağacın olmayacaktır." diyerek ilmin önemini bir kere daha vurgulamıştır. İlmi hayatımızda yaptığımız mesleğimiz gibi iş edinmeli, onun gereklerini harfi harfine yerine getirmeliyiz.

Yorumlar (0)

+ Yorum Yaz