Nergiz Karakuş

Nergiz Karakuş

İNATLAŞMA VE ASİLİK EVRESİ

İnatlaşma ve asilik dönemi iki yaştan itibaren kendini göstermeye başlar. Bu yaş dönemi bebeklikten ilk çocukluk dönemine geçiş basamağıdır. Çocukluktan ergenliğe geçiş dönemi gibi zorlu bir süreçtir. Bu döneme bağımsızlaşma ve bireyselleşme dönemi de diyebiliriz. İki yaşında fiziksel, bilişsel ve dil becerileri geliştiğinden bu dönemde çocuk artık annesine ve babasına tam anlamıyla bağımlı değildir. Ergenlik döneminde ergenin ebeveynlerinden çözülmesi gibi bu evrede de çocuk ebeveynlerinden bağımsızlaşmaya başlar.

Gelişim evresini normal bir şekilde tamamlayan her çocuk çevresini keşfetmeye başlar ve ebeveynlerinden bağımsızlaşmayı ister. Bu evrede çocuk annesinin ve babasının koşulsuz sevgisine ve de güvenine ihtiyaç duyar. İlk yaş evresindeki bebekler merak ve ilgi ile dış dünyayı keşfetmeye başlar. Bebekler konuşmaya ve yürümeye başladıkları andan itibaren çevrelerinde olan biteni keşfetmek için anne ve babalarından yavaş yavaş uzaklaşırlar. İki yaş dönemi bebeklik döneminin bittiği evredir.

İki yaş döneminde çocuklarda konuşma yeteneği tam anlamıyla gelişmediğinden, çocuklar istek ve duygularını anlatmada zamana ihtiyaç duyarlar. Bu yaşta kısa cümleler kurarlar. Ebeveynlerin yapacağı uzun açıklamaları iki yaş çocukları takip edemez ve dinleyemezler. Çünkü bu yaşta çocukların dikkat süresi kısadır, iletişim becerileri de uzun vaatler için gelişmemiştir. Konuşma becerisi ve uzun açıklamaları algılama becerisi gelişmediğinden, çocuklar inatlaşmak ve ağlamak gibi davranışlarla, isteklerini, ihtiyaçlarını ve duygularını ifade etmeye çalışırlar. 

Bu yaş döneminde çocuklar genellikle yalnız oynamayı tercih ederler ve oyuncaklarını başkasıyla paylaşmaktan hoşlanmazlar. Çünkü empati ve sosyal becerileri daha gelişmemiştir. Bu dönemde başkasının ihtiyaçlarını ve duygularını anlayamazlar. Bu sebeple inatlaşmayı ve öfke krizini önlemek adına çocuğun oyuncağını paylaşması ya da başkasıyla oyuna zorlanmaması gerekir. Hatta çocuğa başkasının oyuncağı cazip gelebilir ve onu elde etmek için uğraşabilir. İki yaş çocukları için alışık oldukları rutinler de çok önemlidir. İçeceklerini aynı bardakta ve şişede içmek, en sevdiği oyuncağının yanında olması ve severek dinlediği masalı bıkmadan tekrar tekrar dinlemek gibi durumlar bu rutinlere örnek olarak gösterilebilir. Bunlar çocuğa kendini güvende hissettirmenin yanı sıra kendisinin önemsendiği ve ciddiye alındığı hissini verir. Bu yaş döneminde çocuklarda kendini savunma ve mücadele becerisi de geliştiğinden yetişkinlerin önerilerine karşı zıt bir tutum sergileyebilirler. Hatta istekleri gerçekleştirildiğinde bile aynı tutumu sergilemeye devam edebilirler.

İNATLAŞMAK/ HAYIR DEME DÖNEMİ… 

Çocukların kişisel becerilerinin gelişimiyle beraber güçlerini ve yapabileceklerini test etme dönemleri de başlar. Çevrelerine dair keşiflerini arttırırlar ve daha fazla hareketli olmaya başlarlar. Çünkü çocuklar dünyamızı deneyerek, gözlemleyerek ve keşfederek öğrenirler. Ayrıca duyu organlarıyla öğrendiklerinden hareketle olup biteni algılamaları daha da kolaylaşır. Bağımsızlıklarını ve başarabileceklerini ispatlamaya çalıştıklarından, bu dönem ebeveyneler için yorucu ve zor bir dönemdir. Küçük kâşifleri tutmak artık kolay değildir. Kendi planlarını uygularken ebeveynleri tarafından kurallar ve sınırlar koyulduğunda inatlaşma başlar. Ebeveynler çocuklarını korumak için sınırlar ve kurallar belirlerler. Bu kurallar ve sınırlar çocuğun keşfetme dürtüsüyle çatışır. “Yasaklar hep ilgi çeker“ ya da “Yasaklar yıkılmak içindir” gibi sözler bu dürtüyü destekler niteliktedir. Kişiler kendi tecrübeleriyle neden ve niçinleri anlayana kadar, kuralları ve sınırları kabul etmek istemezler. Bu yaşlardaki çocukların neden ve niçinlerin anlaması güçtür. Onlar sadece denemelerinde ve keşiflerinde engellendiklerini düşündüklerinden ebeveynleriyle savaşarak “HAYIR” derler ve  yapmak istediklerini ısrarla yapmaya çalışırlar. Sonuçta çocuğun dediğini ebeveynler yapsa da, bu çocuğu sakinleştirmeyebilir. Engellenmek algısı büyük bir öfke krizine dönüşebilir. Çocukların bu yaşlarda kızgınlık, öfke ve kaygı duygularını kontrol altına almaları zordur ve bunu bastırmaları uzun zaman alabilir.

2-3 yaş çocukları kendini dünyanın merkezinde görürler. Kendilerini her şeyi başarabilecek güçte hisseder, bununla da gurur duyarlar. Yenilgiyi ve başarısızlığı kabullenemezler. Bu yaşlarda çocuğunuzdan “Ben” kelimesini sıkça duyarsınız. Aslında çocuğun vermek istediği mesaj “Ben yapacağımdır”. Bir kule yapıyorsa onu kendi yapacaktır, kimsenin yardımına ihtiyacı yoktur. Benmerkezci bir dönemdedir. Bebeklik döneminde her ihtiyacı annesi ve babası tarafından karşılandığından her şeyin onun ekseninde döndüğü algısına kapılır. Bebeklikte ağlayarak elde ettiklerini bu yaşta öfke ve inatlaşarak elde etmeye çalışır. 3. yaşında gelişen sosyal ve empati becerisi ile de bu durumda azalmalar görülür.

3-4 yaş evresinde çocuklar kendi iradelerini, isteklerini ve davranışlarını kontrol altına almaya başlarlar. Bu dönemde hem güvenli kollarda kalmak, hem de bağımsız olmak isterler. Dış dünyayı keşif merakı artar, bir yandan da bağımsızlaşma isteğini ve korkusunu aynı anda yaşarlar. Bir yandan annesinin ve babasının yanında kalmak isterken, diğer taraftan uzaklaşarak denemeler yapmak isterler. Bu durum da onların korku ve paniğe kapılmalarına sebep olur. Cesaretli bir iki deneme yerini ürkme duygusuna bırakır. Bunun sonucunda da ağlama ve ebeveyn desteğine ihtiyaç duyma davranışları belirebilir. Çocukların yaşadığı bu çatışma ebeveynler için kolay değildir. Çocuğun bilişsel, duygusal, fiziksel becerileri ve kendisine olan güven duygusu geliştikçe öfke ve inat krizi de azalır.

Anne ve babalara öneriler…

Çocuğunuzu inatlaşma dönemlerinde sevgisizlikle cezalandırmayın. Sakin kalmaya çalışın. Çocuğunuzu ciddiye alarak inatlaşmanın altında yatan sebeplere ulaşmaya çalışın. Çocuğunuz için bir rol model olduğunuzu unutmayın. Çocuklar sizin öfke ve inat krizlerinizi gözlemleyerek taklit edebilirler. İnatlaşma bir kişilik sorunudur. Eğer sizde bu kişilik mevcutsa çocuğunuza geçmiş olabilir. Alternatifler bularak çocuğunuzun ilgisini başka yöne çekebilirsiniz. Esnek ve sakin kalmanın yanında sınır ve kuralarınızı da belirleyebilirsiniz. Çocukların belirli kurallara ve sınırlara ihtiyaçları vardır. Kurallar ve sınırlar çocuğunuza güven verir. Kişilik gelişimi için bunlara ihtiyacı vardır. İnatlaşmaları güç savaşına çevirmeyiniz. Her istediğini yaparak çocuğunuzun ileriki yaşlarda büyük hayal kırıklıkları yaşamasına neden olursunuz. Ebeveynlerin baskıcı tutumları ise çocuğun bağımsız bir birey olmasını engeller.  Çocuk inatlaşmada sizin pes ettiğinizi hissederse, bu davranışı tekrarlar ve sınırlarınızı test etmeye başlar. Çocukların zaman kavramı yetişkinlerinkinden farklıdır. Bu nedenle ebeveynlerin zaman planlaması yapması yaşanan stresi azaltır.

Her bireyin kendi tecrübelerini edinebilmesi için zamana ihtiyacı vardır. Bu zamanı birbirimize verelim…

Yorumlar (0)

+ Yorum Yaz