İbrahim Halil Yavuz

İbrahim Halil Yavuz

İnsan nedir?

Bu soruyu herhangi bir arama motoruna yazarsanız karşınıza şöyle bir tanım çıkar: ''İki eli, iki ayağı bulunan, iki ayak üzerinde dik bir biçimde dolaşabilen, aklı ve düşünme yeteneği olan, dille, sözle anlaşan, en gelişmiş canlı sayılan yaratık.'' Gördüğünüz gibi bizi diğer canlılardan ayıran en önemli farklılık, düşünme yeteneğimiz ve konuşarak anlaşmamızdır. İnsanlar dünyada özgür ve hür olarak yaşar. Eylemlerini belli bir düşünce ve amaç çerçevesinde yapar. Düşünme yetisi olan bir birey, dünyaya başı boş olarak yaşamak gayesiyle yollanmadığını, araştırmasa bile tahmin edebilir. Araştırma yapılırsa karşımıza şöyle bir sonuç çıkacaktır:

"İnsan kendisinin başı boş bırakılacağını mı sanır?" (Kıyamet/36)

İnsan, yaratılışı gereği hata yapmaya müsait bir canlıdır. Hata yapılabilir, önemli olan hatayı anlayıp, hatanın bir hata olduğunu idrak edip, o hataya tekrar düşmemektir. İnsanı diğer canlılardan ayıran bir diğer ayrım ise konuşarak anlaşabilmesidir. Ki böyle bir özellikten dolayı kutsal kitaplar insanlara indirilmiştir. Buradan hareketle insanın araştırmak, okumak, bilgi sahibi olmaya yönelmek gibi sorumlulukları olduğu söylenebilir. Bu düşünceyi Kuran-ı Kerim de şöyle destekler:

"Yaratan rabbinin adıyla oku! O, insanı alaktan yaratmıştır. Oku! Kalemle(yazmayı) öğreten, (böylece) insana bilmediğini bildiren rabbin sonsuz kerem sahibidir."(Alak/1-5)

Bir biyoloji terimi olarak tanımlanan İnsan, dini açıdan veya manevi boyutuyla tanımlanırsa bu tanıma "Eşref-i Mahlûkât" denebilir. Bu tanımın karşılığı günümüz Türkçesinde "yaratılmışların en şereflisi" olarak açıklanabilir. Dinimizin ve sosyal hayatın insanı diğer canlılardan üstün tutan bu tanımlarına layık olmak insanlık görevimizdir. Çünkü insanın düşünebilmesi, konuşarak anlaşabilmesi ortaya çıkabilecek toplumsal ve ulusal sorunları uzlaşarak, kul hakkı gözetilerek çözmek varken; kavgalarla, savaşlarla ve bunun yanında maddi ve manevi kayıplarla ortadan kaldırması, insana bahşedilen aklın kullanılmadığının göstergesidir. Başta belirtilen gibi insan akıl sahibidir ve bu nimeti doğru yolda kullanmak gerekir.

"Ki onlar, sözü işitirler ve en güzeline uyarlar. İşte onlar, Allah'ın kendilerini hidayete erdirdiği kimselerdir ve onlar, temiz akıl sahipleridir." (Zümer/18)

Bu ayetler, tanımlamalar ve örneklemelerle hak yolu olan doğru yola birilerini yöneltebildiysem ne mutlu bana.

Yorumlar (0)

+ Yorum Yaz