Doç. Dr. Muammer OYTAN

Doç. Dr. Muammer OYTAN

İSLAMİYETİN DAYANDIĞI AHLÂK DÜSTURLARI

İnsanın fena ve çirkin olan söz ve fiillerden sakınması; kötülükleri terk edip iyiliklere sarılması için evrensel ilkeler vardır. İnsanı hem Yüce Yaratan’ın rızasına yönlendiren hem de toplumsal hayatta ilişkilerini düzenleyen bu ilkelerin başında, utanma duygusunu içinde barındıran hayâ gelir. Cenabı-ı Allah’ın çok sevdiği bu üstün meziyet, imanın süsüdür, insanın fıtreten- doğuştan getirdiği ve mayasında var olan temel bir vasıftır. Vahyin yolundan giden, imanının gereğini yerine getiren bir müminin izzet sahibi; ar, hayâ ve iffet sahibi olacağı; geçici ve aldatıcı heveslere kapılanların, utanma duygusunu yitirmiş olanların; heva ve heveslerinin peşinde koşanların ise zillete düşeceği unutulmamalıdır.

İslâmiyetin dayandığı ahlâk ilkelerini-düsturlarını birkaç grupta toplayabiliriz:
-Birinci düstur, insanın her türlü tutum ve davranışında, iş ve işlemlerinde amacın Allah’ın rızasını kazanmak olmalıdır. Allah’ın rızasını kazanmak, insan için en son mertebedir, her şeyin üstündedir, her şeyden büyüktür. İnsanın, bir eğitim yeri olan bu dünyada bu saadete erişmesi gereklidir.
-İkinci düstur, insanın niyeti iyi olmalı, hâlis olmalıdır. İnsan, ameli az da olsa niyetini yükseltmelidir, ulvîleştirmelidir. Niyeti hâlis olan kişiye, Yüce Rabbimiz, niyet ettiği işi yapmışcasına sevap ihsan eder. Ne tekim, Resulullah(s.a.s.) “Müminin niyeti amelinden hayırlıdır!”( Enes bin Malik; Behakî) buyurmuştur.
-Üçüncü düsturu da, kendin için arzu ettiğini başkaları için de arzu etmen; kendin için arzu etmediğin şeyi başkaları için de arzu etmemendir.

Başka bir bakış açısından İslâmiyetin 8 esasa dayandığı da söylenir. Bunlara “Sekiz Cennet kapısı” denilir. Bu Cennet kapıları şunlardır:
1-Merhamet ve şefkât; 2-Doğruluk ve dürüstlük; 3- Sadakât; 4- Cömertlik; 5-Sabretmek; 6- Sır tutmak, 7- Fakirliğini ve acizliğini bilmek, 8- Rabbine şükretmek.
SANA SIĞINIRIM
Azrail, emrinle canım alınca,
Allah’ım yalnız Sana sığınırım!
Sâlih amellerim noksan gelince,
Allah’ım yalnız Sana sığınırım!

Sayılı gün bitip vâde yetince,
Ufkumdaki güneş kesin batınca,
Nihayet bedenim kabre yatınca,
Allah’ım yalnız Sana sığınırım!

Ol bülbülüm gereğince ötmezse,
Cevap vermeye bilgilerim yetmezse,
Şâh-ı Resûl şefaat de etmezse,
Allah’ım yalnız Sana sığınırım!

Sağ melek hep salih ameller derse,
Allah’ım ilâve sevaplar verse,
OYTAN, Ukba’da muradına erse,
Allah’ım yalnız Sana sığınırım!

Yorumlar (0)

+ Yorum Yaz