Avukat Gülsen Tutoğlu

Avukat Gülsen Tutoğlu

KAMULAŞTIRMA KARARININ İPTALİ DAVASI NASIL AÇILIR?

Kamulaştırma,  kamu  hizmeti amacıyla kullanılmak üzere devlet veya devlet dışı kamu tüzel kişilerinin kamu yararını gerekçe göstererek mülkiyeti tarafınıza ait olan taşınmazı bedelini ödemek suretiyle satın alması anlamına gelmektedir. Süreç açısından kamulaştırmayı yapacak kurum, taşınmaz mülkiyetine sahip olan kişi ile taşınmazın devir bedelinde anlaşması ya da kamulaştırılmak istenen taşınmazın  idare adına kayıtlı başka bir taşınmazla takas edilmesi konusunda uzlaşma sağlaması durumunda mahkeme süreci olmadan kamulaştırma işlemi sonlandırılmış olmaktadır. Şayet, kamulaştırmayı yapacak kurum taşınmaz sahibi ile anlaşamaz ise kamulaştırma davası yoluna gitmektedir. Bu durumda idare, taşınmazın bulunduğu yerde bulunan Asliye Hukuk Mahkemesi’nde dava açarak söz konusu taşınmaz malın kamulaştırma bedelinin tespit edilmesini ve bu bedeli ödemeleri karşılığında taşınmazın kendi adına tescil edilmesini talep etmektedir. Kamulaştırma işlemini gerçekleştiren idare açmış olduğu bu davada davacı tarafta yer alırken;  taşınmazı kamulaştırılan mülkiyet sahibi ise davalı tarafta bulunmaktadır. Açılan dava sonrası mahkeme, idarenin dava dilekçesini, eklerini ve duruşma gününü taşınmaz malın sahibine tebliğ etmektedir. Bu hususta duruşma günü idareye de tebliğ edilmektedir. Söz konusu bu tebligatın içeriğinde kamulaştırılacak taşınmaz malın tapuda kayıtlı bulunduğu yer, mevkii, pafta, ada, parsel numarası, vasfı, yüzölçümü, taşınmaz üzerinde mülkiyet hakkına sahip olan kişi veya kişilerin ad ve soyadları, kamulaştırmayı yapan idarenin adı ve  mahkemece tespit edilen kamulaştırma bedelinin hak sahibi adına hangi bankaya yatırılacağı ve Kamulaştırma Kanununda belirtilmiş olan diğer hususlar yer almaktadır.

Dava sürecinde mahkeme,  bilirkişilerle kamulaştırılmak istenen taşınmaz yerinde keşif yapmakta olup yapılan bu keşif sonucunda bilirkişi raporu hazırlanmaktadır. Bu durum Kamulaştırma Kanununda da bilirkişi kurulunun , kamulaştırılacak taşınmaz mal veya kaynağın bulunduğu yere mahkeme heyeti ile birlikte giderek, hazır bulunan ilgilileri de dinledikten sonra taşınmaz mal veya kaynağın cinsini, yüzölçümünü, kıymetini etkileyebilecek bütün nitelik ve unsurlarını ve her unsurun ayrı ayrı değerini, varsa vergi beyanını, kamulaştırma tarihindeki resmi makamlarca yapılmış kıymet takdirlerini ve kanunda sayılmış diğer hususları esas tutarak düzenleyecekleri raporda bütün bu unsurların cevaplarını ayrı ayrı belirtmek suretiyle ve ilgililerin beyanını da dikkate alarak Sermaye Piyasası Kurulu tarafından kabul edilen değerleme standartlarına uygun, gerekçeli bir değerlendirme raporuna dayalı olarak taşınmaz malın değerini tespit ettikleri şeklinde hüküm altına alınmıştır. Yani, yargılama sürecinde idare tarafından, mahkemeye kıymet takdir komisyonu tarafından belirlenen taşınmazın bedelini gösterir rapor sunulmuş olsa bile  hakim taşınmazın değer tespitiyle ilgili yeni bir bilirkişi raporu aldırarak kamulaştırma bedelinin yeniden tespit edilmesini isteyebilmektedir

Kamulaştırma kararının iptali davası açısından , kamulaştırma işlemini yapan idarenin kamulaştırmaya kanunen yetkisi bulunmuyorsa veyahut kamulaştırma yapılmasında kamu yararı hiçbir şekilde gözetilmemişse bu durumlar gerekçe gösterilerek  kamulaştırma kararının iptali için dava açılabilmektedir. Bu durumda taşınmaz sahibi kişi, idarenin Asliye Hukuk Mahkemesi’nde kamulaştırma bedelinin tespiti ve tescil istemiyle açmış olduğu davanın kendisine tebliğ edilmesinden itibaren otuz gün içerisinde söz konusu kamulaştırma işlemine karşı  idari yargıda iptal davası açabilmektedir. Süreç açısından idare , Asliye Hukuk Mahkemesi’nde açmış olduğu kamulaştırma bedelinin tespiti ve tescili davasında davacı tarafta yer alırken  taşınmaz sahibinin idari yargıda açmış olduğu davada ise davalı tarafa yer almaktadır. İdari yargıda açılan iptal davası sonucunda kamulaştırma işlemi iptal edilirse Asliye Hukuk Mahkemesi, kamulaştırma bedelinin tespiti ve tescili davasında idarenin dava konusu yaptığı talebi reddedecektir. Tüm bu hususlardan ötürü taşınmaz sahibinin, kamulaştırma işleminin iptali davasını kanunda belirtilmiş olan süre içinde görevli ve yetkili mahkemede açması hak kaybı yaşamaması konusunda önem arz etmektedir.

Yorumlar (0)

+ Yorum Yaz