Uzm. Dr. Bülent Çolak

Uzm. Dr. Bülent Çolak

KARACİĞER YAĞLANMASI

Merhaba sevgili okurlarım. Bu ay sizlere karaciğer yağlanması hakkında bilgiler vermeye çalışacağım.

Karaciğer yağlanması sıklıkla iki ayrı durum şeklinde karşımıza çıkmaktadır.  Basit karaciğer yağlanması (hepatosteatoz) ve olaya inflamasyonuneklenmesiyle oluşan steatohepatit. Basit karaciğer yağlanması daha sıklıkla karşımıza çıkmaktadır.

Bütün yaş gruplarında ve her iki cinsiyette de sıklıkla görülebilmektedir. Hareketsiz bir yaşam  vekarbonhidrattan ve yağdan zengin beslenme sonucu gelişen   obezite, insülin direnci, hiperlipidemi ve şeker hastalığı karaciğer yağlanması için en önemli risk faktörleridir. Uzun süreli ve düzenli alkol tüketimi de karaciğer yağlanmasına neden olabilmektedir. Obez kişiler karaciğer yağlanması için büyük bir risk altındadır. Gastronomi şehri olan ilimizde de obezite, şeker hastalığı çok yaygın görüldüğünden dolayı karaciğer yağlanması da bir halk sağlığı sorunu haline gelen ve ilimizde oldukça sık görülen bir sağlık sorunu haline gelmektedir.

Hastalar sıklıkla karın sağ üst kadranda belli belirsiz ya da şiddetli olabilen ağrı ile doktora başvurmaktadırlar. Bu ağrı karaciğer çevresinde olan zarın yağ toplanmasına bağlı olarak gerilmesinden kaynaklanmaktadır. Bazen de genel bir tarama amacıyla yapılan kan tetkiklerinde karaciğer testlerinde yükseklik olması nedeniyle karaciğer yağlanması tanısı konulabilmektedir. Görüntüleme yöntemlerinden de en sık olarak  üst  karın ultrasonografisi tanı amacıyla kullanılmaktadır. Ultrasonografide karaciğer yağlanması 3 derecede sınıflanmaktadır.

Basit karaciğer yağlanmasının üzerine inflamasyonun eklenmesi ile oluşan steatohepatitilerleyen dönemlerde karaciğer sirozuna ve daha sonra gelişebilecek karaciğer kanserine neden olması ve gittikçe artan sıklıkta görülmeye başlanması nedeniyle özellik arz etmektedir. Daha önceleri sebebi anlaşılamayan sirozun en önemli nedeninin seatohepatit olduğu, son yapılan araştırmalarda saptanmıştır.

Güncel bilgiler ışığında spesifik bir tedavisi bulunmamaktadır. İnsülin direnci olan hastalarda metformin tedavisi önerilmekte. Hiperlipidemisi olan hastalarda lipid düşürücü tedaviler uygulanması önerilmektedir. Silimarin ( deve dikeni sütünden elde edilen bir madde) deneysel tedavilerde etkinliğinin olabileceği belirtilmekte. Ülkemizde de kullanılmaktadır. E vitamini yüksek dozda (800 İÜ üzeri dozlarda) kullanıldığında etkinliğinin olabileceği belirtilmektedir. Haftada  en az 2 defa 45 dakikadan uzun açık havada yapılan tempolu yürüyüş önerilmektedir. Karbonhidrat ve doymuş yağdan fakir beslenme, alkol tüketiminden kaçınılması karaciğeryağlanması olan hastalardaki en önemli dikkat edilmesi gereken yaşam tarzı değişiklikleridir.

Bu ay sizlere karaciğer yağlanması ile ilgili bilgiler aktarmaya çalıştım Yorumlarınızı ve önerilerinizi bekliyorum. Sağlıkla ve esenlikle kalın.

Yorumlar (0)

+ Yorum Yaz