Esin KORKUTAN

Esin KORKUTAN

Keşkeleriniz değil iyikileriniz olsun

Bazıları artık bir daha girmemek üzere çıkıyor hayatımızdan; bazıları bir daha dönmemek üzere gidiyor, bazıları ise bir daha bizlere görünmemek için alıp başlarını gidiyorlar. Hayat bir şekilde en yakınlarımızla kaybetmeyi öğretiyor bize. Kaybı öğretiyor ama onunla birlikte pek çok ders veriyor; güvenmemek, bağlanmamak, çok sevmemek ve büyük konuşmamak gibi…

Küçüklüğümden beri ailem ve yakınlarımın birçoğu tarafından hatırlanan tek bir ortak özelliğim var; sorgulamak! Konuşmaya başladığımdan beri hep “Neden?” sorusunu sorduğum hatırlanır. O günlerden bugünlere değişen pek birşey olmadı aslında. Ben hala ne olursa olsun sürekli “Neden?” sorusunu atlamadan sorarım. Küçükken bilincinde olmasam bile sonradan şunu farkettim aslında gerçekten herşeyin bir nedeni oluyor hayatta. Yani hayatın bize vermek istediği dersler oluyor. Bu dersleri alabilmenin yoluda “Neden?” sorusunu sorup, gerekli ipuçlarını topladıktan sora olayın çözümünü zamana bırakmak oluyor. Burada önemli olan nokta “sabırlı” olabilmek. Olaya takılmadan, yaşananları zamanın adaletine bırakmak.

Önceleri bunu çok yapamadım. Olaylardaki neden sorusuna an içinde o kadar takıldım ki, yanımda olmaya çalışan kimseyi görmedi gözüm. Olmadık şeylere takıldım onları da kaybettim. Onlar beni hiç kaybetmedi, şanslıydım. Ayrıldığımız yerden tekrar yakaladılar beni. Ama bazıları, yokluğunu dahi hissetmediklerim baktım ki zaman içerisinde çoktan gitmişler hayatımdan.

Bazıları hayatın adaletsiz olduğunu düşünür ya ben hiçbir zaman hayatın adaletsiz olduğunu düşünmedim. Ama arada bir bağlantı kuramamıştım. Şimdilerde bağlantıyı kurmaya başladım. ve diyorum ki; “Hayat adaletsiz değil!” çünkü bir zaman sonra karşıma öyle şeyler çıktı ki, işte o zaman anlamaya başladım. Yaşanan herşeyin bir nedeni var!

Yanıma dönüp baktığımda kaybettiklerim olduğunu gördüm üzüldüm, ağladım o zamanlarda “Tamam tüm derslerimi aldım, artık büyüdüm” dedim, ukala ukala gezerken hayat bana öyle bir tokat attı ki adeta “Tokat öyle atılmaz, böyle atılır,

ders öyle verilmez, böyle verilir!” dedi. ;

Haklıydı!

Çünkü ben birşeyi atlamıştım; hayat sonunun ne zaman geldiğini bilmediğin derslerden oluşan bir okul!

O nedenle ben ettim siz etmeyin, ne büyük konuşun, ne bunu bana o yapmaz, ne onsuz yapamam gibi sözler sarf etmeden önce bir kez daha düşünün. Yaşamadan anlaşılmaz bir ders belki ama inanın yaşandığında tarif edilecek ne bir kelime ne de bir cümle var. Ama öyle ya, o tokat yenmeden kayıpları görmeden kimse dirilip kendine gelemiyor!

 

 

 

Yorumlar (0)

+ Yorum Yaz