Avukat Gülsen Tutoğlu

Avukat Gülsen Tutoğlu

KİMLER TANIKLIK YAPMAKTAN ÇEKİNEBİLİR?

Tanık, herhangi bir olayı, durumu gören, bilen ya da onunla ilgili bilgisi bulunan kimse demektir. Tanık deliline, boşanma davalarının dışında diğer dava türlerinde de başvurulmaktadır. Örneğin boşanma davasında fiziksel şiddete maruz kalan bir kadın ya da erkeğin bu olay yaşanırken; bu duruma şahit olan  kimsenin mahkemede bildiklerini anlatması dava süreci açısından önem arz etmektedir. Şayet; tanık olarak gösterilmişseniz sizin ; duruşma günü ve saatinde mahkeme salonunda bizzat hazır bulunarak ne biliyorsanız onu aynı gerçeklikle hakime anlatmanız gerekmektedir. Bu hususta tarafların sizi yönlendirmelerine izin vererek aslında bizzat görmediğiniz bir olayı tam tersi bir şekilde anlatarak yalan söylemekten kaçınmalısınızdır. Aksi halde ; Yalan tanıklık suçunu işlemiş olmaktasınızdır ki bu durum Türk Ceza Kanunumuz kapsamında suç olarak kabul edilmiştir.

Tanık olarak dinlenecek kişiye;  mahkeme önünde dinlenmeden evvel öncelikle adı, soyadı, doğum tarihi, mesleği, adresi, taraflarla akrabalığının veya başka bir yakınlığının bulunup bulunmadığı, tanıklığına duyulacak güveni etkileyebilecek bir durumu olup olmadığı sorulur. Ayrıca ; gerçeği söylememesi hâlinde yalan tanıklık suçundan dolayı cezalandırılacağı, doğruyu söyleyeceği hususunda yemin edeceği, duruşmada mahkeme başkanı veya hâkimin açık izni olmadan mahkeme salonunu terk edemeyeceği ve gerekirse diğer tanıklarla yüzleştirilebileceği anlatılır. Bu aşamadan sonra hâkim tanığa, “Tanık sıfatıyla sorulacak sorulara vereceğiniz cevapların gerçeğe aykırı olmayacağına ve bilginizden hiçbir şey saklamayacağınıza namusunuz, şerefiniz ve kutsal saydığınız bütün inanç ve değerler üzerine yemin ediyor musunuz?” diye sorar. Tanık da cevaben, “Sorulacak sorulara, hiçbir şey saklamadan doğru cevap vereceğime namusum, şerefim ve kutsal saydığım bütün inanç ve değerlerim üzerine yemin ediyorum.” diyerek yemin etmiş sayılır. Tanık olarak dinelenecek kimse on beş yaşını bitirmemişse ve yeminin niteliğini ve önemini kavrayamayacak derecede ayırt etme gücüne sahip değilse yemin etmeden hakim huzurunda  dinlenecektir. Mahkeme salonunda, yemin edilirken hâkim de dâhil olmak üzere hazır bulunan herkes ayağa kalkmaktadır.

Peki bir davada,  kimler tanıklık yapmaktan çekinebilir derseniz ?

Kanunumuzda sayılan bazı kişilerin tanıklıktan çekinebileceği düzenlenmiştir. Bu kişilerin kim olduğuna değinecek olursak; tanıklık edilecek davada iki taraftan birinin nişanlısı, aralarında evlilik birliği kalmamış olsa dahi yani boşanmış olsalar bile eşi, annesi, babası, çocuğu, torunu, babaannesi, anneannesi, dedesi yani alt ve üst soyu, arasında evlatlık bağı bulunanlar, Üçüncü derece de dâhil olmak üzere kan veya kendisini oluşturan evlilik bağı ortadan kalkmış olsa dahi kayın hısımları (kardeş, hala, teyze, amca gibi) olan kimseler ,  koruyucu aile ve onların çocukları ile koruma altına alınan çocuk bu kişiler söz konusu davada tanıklık yapmak istemiyorlarsa şayet tanıklıktan çekindiklerini bildirerek tanıklık yapmama hakkına sahiptir. Burada üçüncü derece de dâhil olmak üzere kan ve kayın hısımının ne olduğuna değinecek olursak ; Kan hısımlığı tarafların doğum ile oluşan akrabaları  anlamına gelmekte olup; Kayın hısımlığı ise evlenmeniz ile ortaya çıkan akrabalık türü demektir. Yani sizin ; çocuğunuz , anne ve babanız birinci dereceden kan hısımınız olmakta olup;  kardeşleriniz, büyük anne ve büyük babanız ise ikinci dereceden kan hısımınızdır. Yine sizin ; kardeşlerinizin çocukları yani yiğenleriniz , amcanız, halanız, teyzeniz ve dayınız ise üçüncü dereceden kan hısımınızdır.

Evlenmeniz halinde eşinizin annesi ve babası yani sizin kayınvalide ve kayınbabanız olan kişi ise sizin birinci dereceden kayın hısımınız olup;  evlendiğiniz eşinizin büyük annesi ve büyük babası ve onun kardeşleri aynı şekilde sizin ikinci dereceden kayın hısımınız olmaktadır. Aynı şekilde evlendiğiniz eşinizin; kardeşlerinin çocukları, amcası, halası, teyzesi ve dayısı sizin üçüncü dereceden kayın hısımınız olmaktadır. Bu kişilerin söz konusu davada tanıklık yapmak istemesi halinde ise hukuken herhangi bir engel bulunmamaktadır. Yani sizin anneniz, babanız, kardeşiniz veyahut akrabalarınızdan biri davanızda tanık olarak dinlenebilmektedir. Bu süreçte yargılamanın doğru bir şekilde ilerlemesi açısından  önemli olan ; tanık olarak dinlenen kimsenin bildiklerini doğru bir şekilde tarafsız olarak anlatması gerektiğidir.

Yorumlar (0)

+ Yorum Yaz