Mehmet YEDİPINAR

Mehmet YEDİPINAR

Kâinat kitabı

Değerli okurlarım, bugünkü yazımda biraz başımızı kaldırıp kâinat kitabını okuyalım dedim.

Bu kâinat bize ne diyor? Acaba akıl ile baktığımızda kendisini tanıttırmak isteyen, faal ve kudretli bir zatı görebilecek miyiz?

Cenab-ı Hak İslam’ı öğrenmemiz için bizlere külli tanıtıcılar göndermiştir. Bunlar; Kâinat kitabı, Kuran’ı Kerim ve Peygamberimiz Hz. Muhammed Aleyhisselâtü Vesselâmdır.

Ben bugün üçünü de izah etmeyeceğim. Çünkü bir konu anlatıldığında örnek verilmezse biraz askıda kalıyor. Bende örnek vererek açıklayacağım, dolayısı ile yazacak olursam sayfalar yetmez.

Kalemimizin yazdığı kadarına razı olup başlayalım inşallah. Bilim adamları İslamiyet’e ister inansınlar ister inanmasınlar, yapmış oldukları meslekten dolayı kâinat kitabını okuyarak bizlere kâinatın bir nevi tefsirini yapıyorlar.

Kâinatı inceleyerek bitkiler hayvanlar ve insanlar âlemi hakkında bizlere bilgi veriyorlar.

Hadi bizde bu alemlerden sadece birini mesela en aşağı hayat mertebesinde olan botanik ilmini baz alalım; bitkilerin iç ve dış yapısını, fiziksel ve kimyasal özelliklerini, hayati olaylarını, diğer canlılarla olan ilişkilerini, türlerini vs. inceliyor.

Bilim adamları bizlere, ağacın gıdasını kökünden alıp ve dallarından yapraklarına kadar ulaştırdığını meyvelerin oluşumunu büyümesini fotosentezi vs. söylüyorlar.

Yani hücrelerden oluşan, kökü, gövdesi, dalı, yaprağı, çiçeği ve meyvesiyle mükemmel bir makine olduğunu ve bu makinenin canlı olduğunu söylüyorlar.

Şimdi biz bu söylentilere aklımızı kullanıp ve iman gözlüğü ile bakacak olursak, hayatsız bir toprak hayatsız bir su ve hayatsız bir güneşin bir araya gelip bu bitkiyi oluşturduğunu ve bütün bu hayatsız maddelerde ilimin aklın iradenin şuurun gücün kudretin olmadığını aklımız varsa görürüz.

Bütün bilim adamları bir araya gelse bir ağaç oluşturamazken, ağacı geçtim bir yaprak oluşturamazken, nasıl olur da hayat sahibi olmayan bu maddeler hayat sahibi bir ağaç yapabilir? O zaman susalım, İkinci tanıtıcı olan Kuran’ı Kerim’den sadece iki ayete bakalım.

Taha Suresi 53. Ayet mealen : ‘O, yeri size beşik yapan ve onda size yollar açan, gökten de su indirendir. Onunla biz çeşitli bitkilerden çiftler çıkardık.’
Rad Suresi 3. Ayete bakacak olursak;’ O, yeri yayıp döşeyen, orada dağlar, nehirler meydana getiren, orada her türlü meyveden (erkekli-dişili) iki eş yaratandır. O, geceyi gündüze bürüyor. Şüphesiz bunlarda, düşünen bir kavim için (Allah’ın varlığını gösteren) deliller vardır.’

Rabbimiz bize bunları 1450 yıl önce muallimi olan Efendimiz Muhammed (s.a.v.) aracılığı ile bildirmiştir. Yazıma Bediüzzaman Said Nursi’nin Kastamonu da lise talebelerine söylemiş olduğu şu sözlerle son vereceğim. ‘Okuduğunuz fenlerden her fen, kendi lisân-ı mahsusuyla, mütemâdiyen Allah’tan bahsedip, Hàlıkı tanıttırıyorlar.

Muallimleri değil, onları dinleyiniz.’ Biz bilim adamlarına değil bilim adamlarının izahına bakarak Rabbimizin harika sanatlarına şaşalım.

Allah bizi gaflete düşüp Rabbini unutanlardan eylemesin. Selametle…

Yorumlar (2)

+ Yorum Yaz