Hüseyin KÜPELİ

Hüseyin KÜPELİ

KİRACI!..

Alım gücünün daraldığı, hayat şartlarının her geçen gün daha da zorlaştığı bir dönemin içerisinden geçiyoruz.

Böyle bir dönemin içerisinde, en çok ihtiyaç duyulan sorunlardan birisi de barınma… Türkiye’nin yarısının asgari ücretle veya birazcık üstü bir rakam ile geçindiğini dikkate alırsak, alınan maaşın ev kirasına yetmediğini görmemek imkansız!..

Gaziantep malum!..

Taşı toprağı altın şehir!..

Vaktiyle, toprağa kimler yatırım yaptı da bu şehirde köşe olmadı ki? Öyle bir hal aldı ki bu şehir, esnafta, sanayici de, üretim yapan da, hatta çiftçi ve köylü de işini gücünü bırakıp ya emlakçı, ya müteahhit oldu!..

Gaziantep belediyelerinin geçmişte, yıllarca arsa üretememesi gayrimenkul fiyatlarının artmasında birinci etken oldu. Bunu fırsat bilenler ise, imar çizgilerinin hemen dışında kalan arazileri parayı bastırıp aldılar. Arsa karaborsa olunca da, konut fiyatları arttı. Üstelik 500 bine yakın bir göçmen nüfusunda gelmesiyle birlikte, kiralar tavan yaptı.

Hatalar zinciri birbirini tetikledi ve olan fakir-fukaraya oldu.

Acaba diyorum, Türkiye’de ya da Gaziantep’te kira artışları yasalarla belirlenerek, astronomik fiyatların önüne geçilemez mi?

Almanya yapmış mesela!.. Alman hükümeti, kira artış oranlarının Münster’de yüzde 30, Hamburğ ve Münih’te yüzde 25 olduğunu fark edince, çıkarttığı bir yasa ile, yeni kiraya verilen evlerde en fazla yüzde 10 zam yapabilme hakkı tanımış. Böylelikle kira artışına fren gelmiş.

Almanya’nın yapabildiğini, Türkiye neden yapmasın ki?

Bugün asgari ücretle çalışabilmek için fabrikada torpille iş bulabilen bir işçi, gecekonduda 700, dairede ise 1500 liraya ancak oturabiliyor.  Zavallı çaresiz bu adam, karnını nasıl doyursun, çocuklarının eğitim masrafını nasıl karşılasın? Emekliyi zaten sormayın gitsin. Hala bin 200- bin 300 lira emekli maaşı alan tanıdıklarım var benim!.. Emeklinin bu parayla ayın sonunu nasıl getireceğinden hiç bahsetmeyeceğim.

Onun yerine size bir fıkra anlatayım…

“Amerikan,İngiliz ve Türk başbakanları aralarında konuşuyorlarmış;

Amerikan başkanı:

-Bizim hayat standartımız üç bin dolardır biz vatandaşımıza 5 bin dolar maaş veririz 3 bin dolarını harcarlar gerisine karışmayız.

İngiliz başbakanı:

-Bizim hayat standartımız 2 bin sterlindir biz vatandaşımıza 4 bin sterlin veririz, 2 bin sterlini harcarlar gerisine karışmayız.

Sıra Türk başbakanına gelmiş:

Bizim hayat standartımız 4 bin liradır. Biz bin 500 lira veririz. Geriye kalan 2 bin 500 lirayı nerden bulurlarsa bulurlar, biz orasına karışmayız!..”

Yorumlar (0)

+ Yorum Yaz