Dila Dai

Dila Dai

Kısa bir öykü.. 

Umut etmek, insanı ayakta tutan en büyük gerçek;

...
"Hissettiği sadece ılık ılık esen rüzgarın verdiği doyumsuz keyifti.
Arka fonda çalan şarkıların sadece melodilerine pür dikkat kesilmişti.
Sözler önemsizdi; kimin ne anlamlar yükleyerek o şarkı sözlerini kaleme döktüğünü merak etmiyordu. Sadece hissetmek istiyordu.

Gitarın kemanla uyumunu, kendisi ve öteki ile yan yana uyumla hareketlerinin ihtimalini düşlüyordu.

Çayından bir yudum aldı, kalabalığın ve uğultuların arasında… Tekrar düşünmeye ve hissetmeye koyuldu, çayı altlığına koyduğundaki uyumu görerek.

Kafasındaki düşünceleri susturmayı deniyordu, sonuç yine hüsran yine hayal kırıklığı.. Sus deyince susmuyordu kör olası. Kendine itiraf edemediği şey ise aslında o kafasının içindekilerle kendi gerçekliğinin var olduğuydu.

Neler konuşmuyordu ki; Sabah bakkala girdiğinde içerideki amcanın niçin öyle suratsız olduğunu, ne zaman yaz gelecekti ve o sıcak günler geldiğinde yeni gömlekler, elbiseler alacak mıydı ? Terliyordu çünkü sıcağı sevmezdi.

Yersizdi bu düşünceler, aslında kalbi olarak tek odaklandığı şey uyumdu. Kendi eksiklerinin bir çark gibi diğerinin eksikleriyle yakaladığı uyumla dönecek miydi hayat denilen yolculuğunda diye düşünüyordu.
Umudunu kaybetmemeliydi; Umut insan var oluşunu farklı kılıyordu çünkü…

Bir çay bardağı, önündeki sigara paketi ve kollarını koyduğu bu masadan farklı olduğunu, bambaşka bir gerçeklik taşıdığını biliyordu.

Son yudumunu alırken çayından, hesabını ödeyip günlük telaşlarının içine döneceği gerçeğini bilerek şimdilik düşünmeyi bırakacaktı.

Ama bitimsiz bir şekilde umut etmeye devam edecekti. Anlamsız, düzeni bozuk bu dünyada umut etmek bitimsiz bir süreç, onu ayakta tutan tek gerçekti çünkü..."
...

Ulaşabildiğiniz hayallere şükran ile…

Yorumlar (0)

+ Yorum Yaz