Hüseyin KÜPELİ

Hüseyin KÜPELİ

KORONA MESELESİ

Koronavirüsün yaşamımıza kattığı anlam ve manaları uzun süre sorgulayacağız. Çünkü; epeyce daha kafa yoracağımız bir mesele ile karşı karşıyayız…

Bu tür büyük felaketleri yaşamak zorunda kalan toplumlarda dayanışma ruhu daha güçlü hale gelir ki, bizler toplum olarak felaketlere duyarsız bir toplum değiliz. Zor da olanın imdadına koşar, varımızı yoğumuzu paylaşırız.

Bizim için tek sıkıntı, başkalarının hak ve özgürlüklerine karşı tahammülsüzlüğümüz…

Genlerimizde var, maalesef!.. Gerek gazetelerde, gerek sosyal medyada kutuplaştırıcı dil kullanmaktan bir an olsun çekinmiyoruz. Ayrıştırıcı cümleler kullanmak, bazılarımız için zevk verir hale gelmiş durumda!.. Biraz bu yönümüze dikkat etmemiz gerekmiyor mu sizce de?

Korona din, ırk, siyasi görüş sorunu değil bir insanlık sorunudur. Kutuplaştırmak için fırsat kollayanlar, tüm dünyanın başına musallat olan virüsü bile bahane edip, paylaşımlar yapıyor ya, ötekileştirmek için virüsü bile bahane ediyorlar ya, ibretle izliyorum.

Hele de siyasi görüşleri doğrultusunda, virüs üzerinden “ötekine” vurmak için ağızlarının salyalarını akıtıp, bekleyenler yok mu, tiksiniyorum onlardan!..

Hala bunun üzerinden siyaset yapanlar var… Üstelik, siyasetin üst düzey isimlerinin yapıyor olması daha vahim! Topluma örnek olması gerekenler, hala siyaseten prim yapmaya çalışıyor. Koca koca adamlara “yapmayın, etmeyin” diyecek hale geldik ne yazık ki!..
Mesele şu ki; hepimiz aynı gemideyiz. Virüs illeti, adres te, sınır da tanımıyor. Laikler, dindarlar, Hristiyanlar diye ayrım da yapmıyor.

Bütün insanlık, aynı düşmana karşı aynı cephedeyiz. Ya hep birlikte kaybedeceğiz, ya da hepimiz birlikte kazanacağız.

Yorumlar (0)

+ Yorum Yaz