Okan ÇELİK

Okan ÇELİK

KORONA VİRÜS VE YASAKLAR

Maskeyi çenene, koluna takarsan, ‘Bana bir şey olmaz’ edalarıyla dolaşırsan sonu böyle olur.

Yasaklar peş peşe gelir ve gelmeye de devam eder.

Evet, uzun bir aradan sonra yeniden korona virüs yasakları ile karşı karşıyayız.

Belki kimileri yasaklara karşı çıkıyordur.

‘Benim ekmek kapım kapanıyor’ diyebilir.

Kimse kusura bakmasın,

Öncelik insan hayatıdır.

Tabiki, bu yasakları gelirken kapatılan ve ekmek teknelerine kilit vurulanlar da düşünülmek zorunda.

Ama, öncelik candır.

Birilerine kızıyorsak, öncelikle maske ve mesafe tanımayan, virüsün yayılması için her sorumsuzluğu yapanlara kızmalıyız.

Sonuçta, herkes sosyal mesafe ve maske kurallarına uysa, bu sorunla karşılaşmayacaktık.

Maalesef kendini bilmezler hem çocuklarımızn geleceğine, hem insanlarımızn hayatına pranga vurdu.

Ve nihayetinde virüs vaka sayıları da aldı başını gitti.

Bundan sonra ne yapacağımızı konuşmalıyız artık.

Öncelikle maske ve mesafe kuralına uymayanlara en sert şekilde uyarımızı yapmalıyız.

Sonra da getirilen yasaklara uymalıyız.

Sadece ceza yememek için değil, kendimize ve çevremizdeki insanlara zarar vermemek için uymalıyız bu yasaklara.

Evet, belki yasaklar çok yeterli olmayabilir.

Kimileri, ‘Akşam saat 8’den sonra sokağa zaten kaç kişi çıkıyor?’ diyebilir.

Kimileri de ’20 yaş altına saat 13:00-16:00 arası serbestlik var. Bu çocuklar o saatte online derste olacak. Yanlış karar’ diyebilir.

Öğrenci velileri de ‘Virüs en fazla fabrikalarda yayılıyor. Okulları neden kapatıyorsunuz da fabrikalar açık. Sadece para füşünülmemeli. Çocukların geleceği de düşünülmeli’ diyebilir.

Kimileri de kapalı alanlarda kongreler, toplantılar yapılıyor. Halı sahalar neden kapatılıyor’ da diyebilir.

Evet, bunlar tartışabilirz.

Ama bir şekilde mutlaka yasaklar gelmeli.

Çünkü bizdeki bazı sorumsuzlar yasak olmadığı sürece insan hayatına kast etmeye devam edecektir.

O yüzden yasak gelmeli, ama şekli gidişata göre tartışılmalı’ diyorum.

Yorumlar (0)

+ Yorum Yaz