Hüseyin TOPRAK

Hüseyin TOPRAK

KURBAN OLDUĞUM KURBAN BAYRAMI…

Önümüzdeki Pazar günü Kurban Bayramı başlayacak ve dört gün sürecek.

Yapılan çeşitli zamlarla, çarşı – pazar fiyatlarıyla, toplum zaten kurbanlık koyuna dönmüş durumda.

Geçmediği ve hiç geçemeyeceği yol için geçmiş gibi para ödüyor.

Çünkü geçiş garantisi verilmiş.

Geçmediği hatta göremediği köprü için geçmiş gibi para ödüyor.

Çünkü ona da geçiş garantisi verilmiş.

Üniversiteler, bilim ve araştırma merkezi olmaktan çıkmış, ticarethane olmuş.

Hastanelerin de ticarethane durumunda olduğunu artık herkes biliyor.

Ve yeni model şehir hastanelerine de hasta garantisi verilmiş gibi.

Dershanelerin amacı zaten ticaret yapmak değil mi?

Her şeyimiz ticaret üstüne ama tulumbada su yok.

Yukarda söylediğimi yineliyorum;

Tam da kurbanlık koyun gibiyiz.

Çünkü halka koyun muamelesi yapılıyor ve halk da bunu neredeyse kanıksamış durumda.

X

Kendi ülkesinde bir ağacın dalını kesemeyen Kanadalılar, taa Kanada’dan kalkıp, cennet vatanıma geliyorlar, Kaz Dağlarında altın aramak için ağaç, orman bırakmıyorlar.

Testereler, greyderler, iş makinaları, Kaz Dağlarını hallaç pamuğu gibi atıyorlar.

Yerlisi de var;

Yeşil ve doğa düşmanları, Ankara’nın göbeğinde, Atatürk Orman Çiftliğini parsel parsel yok ediyorlar.

Gaziantep’in soluk borusu olan Sof Yaylası, taş ocakları tarafından yayla olmaktan çıkarılıyor.

Sof’un domatesi, eriği, en önemlisi havası çalınıyor.

Bu konuda ilgilenmesi gerekenler suskun.

Gönüllüler de olmasa Sof Yaylası elden gidecek.

Yani kurbana gerek yok.

Hepimiz kurbanlık koyun gibiyiz demekte haksız mıyım?

 

Siz boş verin bunları, kafanıza takmayın.

Bilgisayarlardan, akıllı telefonlardan, tabletlerden, televizyon dizilerinden kafamızı kaldırabilsek, koyunluktan belki kurtulacağız ancak galiba bunlardan kafamızı kaldırmamız istenmiyor.

 

Bayram süresince, yollarda trafik canavarına bakalım ne kadar kurban vereceğiz?

Kazasız, belasız huzurlu bayramlar diliyorum.

Bayram sonrası görüşmek dileğiyle…

Yorumlar (0)

+ Yorum Yaz