Gülşah SERT

Gülşah SERT

LAZIMLIK ve O SES

LAZIMLIK

Ali Şahin kızacak ama yine güldük vallahi...Ama bu sefer üstüne bir de ‘Helal olsun’ dedik.

AK Parti milletvekilimiz Ali Şahin’in önceki hafta söylediği bir söz üzerine yazdığım yazı kendisini bir hayli üzmüştü. Vekilimiz tepkisini ve üzüntüsünü twitter’dan takipçileri ile paylaşmıştı. Ve ardından da beni aradı. Ortadoğu üzerine epey uzun bir sohbet gerçekleştirdik. Sonunda asgari müşterekte birleşip, karşılıklı yanlış anlaşılmalar için helalleştik.

Neyse, ne demişler “Dünle beraber gitti cancağızım düne dair ne varsa, şimdi yeni şeyler söylemek lazım...”

Ali vekilimin önceki açıklamaları bizi gülümsetmişti. Ancak bu hafta öyle bir icraata imza attı kı, gülümsemedik. Gülmekten yıkıldık. Ve bir de Helal olsun dedik.

 

MESELE LAZIMLIK MESELESİ

Olayı bilmeyenler için kısa bir özet geçeyim.

Gaziantep PTT’sinin eleman sıkıntısı, Ali Şahin’in ilgili bakanlığa defalarca konuyu iletmesi ancak şehrimizin bu sorununun bir türlü çözülememesi...

Olay çıkmaza girince Ali Şahin konuyu Ulaştırma, Denizcilik ve Haberleşme Bakanlığı Müsteşarı Habib Soluk ile görüşüyor. Ve özetle “Sayın Müsteşar, PTT personelimiz iş yoğunluğundan ve personel sıkıntısından mütevellit, tuvalete bile gidemiyor. Gaziantep PTT’si emrine acilen 420 adet lazımlık talep ediyoruz” diyor. Bu talebini de twitter takipçileri ile paylaşıyor.

Bu ince ve espirili serzeniş karşısında Müsteşar bey “Gaziantep girişimci ve sanayisi gelişmiş bir şehir. Bu lazımlıkları pek ala kendisi üretebilir” dese de, durumun vehametine vakıf olup Gaziantep PTT’si emrine 50 memur atanacağını müjdeliyor.

Bir espiriye 50 memur. Espri yerini buldu mu buldu, Ali Şahin istediğini aldı mı aldı.

Valla burada Ali Şahin vekilime şunu da söylemeden geçmeyeceğim.

“Haftada bir oturaklı espiri çarpı... her espiri 50 memur çarpı... bir yıl 52 hafta eşittir,  yılda 2 bin 600 memur eder… O halde, durmak yok, espiri üretmeye devam”…

 

ORTAK AKIL TUTULMASI

Gaziantep’in art ık dillerimize, kalemlerimize pelesenk olmuş bir lafı var. ORTAK AKIL.

Ama bazen öyle şeyler oluyor ki, bu ortak akıl efsanesi ‘Ortak Akıl Tutulması’ na dönüşüyor.

Bakınız Asım Güzelbey, Sıtkı Severoğlu atışması.

Gaziantep’in iki değerli ismi. Biri Büyükşehir Belediye Başkanı, diğeri Mimarlar Odası Başkanı.

Basın ve basın toplantıları üzerinden kozlarını paylaşıyorlar.

Sanki iki düşman ülke lideri. Sanki hiç bir ortam ve mekanda bir araya gelme ihtimalleri yok. Sanki hiç yüzyüze bakmayacaklar.

Sonra bakınız CHP… Bir partili çıkıyor “Büyükşehir’e aday adayıyım” diyor.

Bir eski CHP vekili çıkıyor “Seçim takvimi belli olmadan açıklama yapmak siyasi adaba aykırıdır” diyor.

İl Başkanı çıkıyor “İsteyen adaylığını açıklayabilir” diyor…

Bunlar gündemdeki iki örnek.

Bunu çoğaltmak çok mümkün ama gerek yok. Gündemi herkes takip ediyor zaten.

Gaziantep’in ortak aklının bazen böyle çuvallamasına tek kelimeyle gıcık oluyorum.

Hem kente zarar, hem polemiğe girenlere zarar hem de dediğimiz gibi, AKLA ZARAR…

 

O SES BİZİM SESİMİZ MİDİR?

O Ses Mustafa birinci oldu. İlk röportajını verdi. Bize resmen “Erken öten horozu” dedirtti.

Ne dedi peki?

“Belediyeler bana destek oldu ama sadece son hafta…”

Yani bizim belediyeler beyefendiye finale kalınca destek olmuşlar. Bunu şikayet ediyor.

Peki başka ne dedi?

“Artık Gaziantep’e dönmem söz konusu değil. Çünkü bu (Şarkı söylemek) bizim mesleğimiz artık” dedi…

Çok da önemliydi… Sanki Gaziantep’teyken mesleğini yapmıyordu.

Bir de…

“Kimse beni bölücü olarak nitelemesin. Çok merak ediliyorsa söyleyeyim. Benim sınırlarım Misak-ı Milli değil” dedi.

Peki ben ne diyorum...

Belediyelerimizin ‘O Ses’e son hafta destek olması beni çok üzdü.

Keşke hiç olmasalardı.

Çünkü ‘O Ses’ bu ses değil.

O ses bu ses ise bile…

Bu ses bizim sesimiz değil.

Yorumlar (0)

+ Yorum Yaz