Okan ÇELİK

Okan ÇELİK

LÜTFEN VİCDANLARIMIZIN SESİNİ DİNLEYELİM

Yerde bir kartonun üzerinde yatan, daha bir yaşına dahi girmemiş bebek.

Birisi terlikle, diğeri yalınayak yürüyen 3-5 yaşlarında iki küçük çocuk.

Kısa kollu yırtık gömleği ile sırtında kendisi kadar torba taşıyan 10 yaşlarında bir başka çocuk.

Çöp konteynırının içini karıştıran genç bir anne.

Sağanak yağışa ve soğuk havaya rağmen gecenin bir yarısında sokaklardalar.

Ne soğuk hava, ne de gelebilecek tehlikeler, bu zavallı ailenin o saatte sokaklarda olmasına engel olamıyor.

Olamaz da.

Çünkü dışarı çıkmaya mecburlar.

Ekmeklerini çöpten çıkarmaya mecburlar.

Belli ki babaları yok.

O anne de o çöplerden topladığı pet şişe ve kartonları satarak çocuklarını yaşatmaya çalışıyor.

Görenlerin vicdanlarını sızlatıyor.

Her gördüğümde ben de “Yazık bu çocuklar hasta olacak. Ya bir madde bağımlısı,kötü niyetli birisinin gazabına uğrarsa” demekten kendimi alamıyorum.

Ama elimden gelen de bir şey yok.

En fazla o çocuklara bir kaç parça yiyecek ve süt alıp verebilirim.

Ama sokaklarda bu şekilde yaşamalarına engel olamam.

Hadi o aileye olduğumuzu varsayalım.

O manzaralardan şehrin dört bir tarafında görmeniz mümkün.

Hangi birisine sahip çıkacaksınız.

Kimi Suriyeli, kimi kendi vatandaşımız.

Nereli olduğu hiç önemli değil ama, o çocuklar için bence bir şeyler yapılmalı.

Böyle aileleri görmedim diyen yoktur.

Çaresizlikle boğuşan bu insanlara, o küçük yavrulara yardım eli uzatılmalı. Sokaklardaki tehlikelerin kucağından çekilip alınmalı.

İster yurt, ister kamp olsun.

Neresi olursa olsun oralara yerleştirilip Devlet güvencesine alınmalı.

O minik minik yavrular gecenin soğuğunda sokaklarda olmamalı. Başlarına bir şey gelirse vah çekmemek için acilen harekete geçilmeli.

Yerel yöetimlerimiz de yardım eli uzatmalı.

Ayrıca bu tür insan manzaraları kentimize de yakışmıyor.  

Yorumlar (0)

+ Yorum Yaz