Hüseyin KÜPELİ

Hüseyin KÜPELİ

MAVİ OLAMIYORSAK, KIRMIZI DA OLMAMALIYIZ!

En sevdiğim rengin mavi olduğunu söyleyerek başlamak istiyorum yazıma…

Nerden bileyim, bir gün tüm Türkiye’nin mas mavi olmak isteyeceğini!..

Mavi’leri kıskanır olduk!..

Renklerin anlamı bir yana, Türkiye normalleşme adımlarını atarak, illeri renklere ayırınca, Gaziantep olarak “Mavi olamadıysak, en azından Sarı olduk” diye kendimizi teselli etmeye başlamıştık.

10 günü aşan Sarı günlerimizin neticesi olarak, geriye dönüp bir baktık ki, Sarı’dan, Turuncu’ya doğru ilerliyoruz!..

Yeni normal bize gösterdi ki, biz hiçbir şeyin normalini yaşamayı beceremiyoruz!

Türkiye'deki normalleşme sürecini göz önünde bulundurursak Mart'ın 15-20’sine doğru üçüncü bir ciddi vaka artışı hareketini uzmanlar zaten öngörmüştü. Tüm bunlar beklenirken, bizlerin de “Sarı renkli” olmayı, kovid-19 illetinden tamamen kurtulmuş gibi, restoran kafeleri doldurmamız, piknik yapma kültürüne geri dönüşümüz, vaka sayısı artırdıkça artırdı.

Gözüken o ki, bu gidişatla, önümüzdeki hafta açıklanacak yeni haritada, kendimizi turuncu kategoride bulacağız. Bir başka ifadeyle, hedefimiz mavilikler olması gerekirken, kırmızıya doğru yol alacağız!..

Bir an önce, toparlanıp, yeni normalleşmeyi özümsememiz gerekiyor.

Bilim insanlarının da söylediği gibi, yapılan uyarıların temelinde, sosyal mesafe ve sokağa çıkma kısıtlamalarının bir anda kaldırılması halinde salgının bu dönemde görülen yayılma hızına ulaşabileceği, hatta durumun daha da kötüleşebileceği kaygıları yatıyor. Uzmanlar, sosyal mesafeyi bir kişinin gün içerisinde temasta olduğu kişi sayısının normal bir dönemdeki ortalamanın yüzde 75 azaltılması olarak tanımlıyor.

Dolayısıyla, maviliklere kavuşmak için biraz daha dikkat!..

Yorumlar (0)

+ Yorum Yaz