Prof. Dr. Salih ŞİMŞEK

Prof. Dr. Salih ŞİMŞEK

MOLA YERLERİ PAHALI

- Çırak bugün nasılsın?

- Sağ ol Usta, iyiyim.

- Yeni arabana alıştın mı?

- İnsan rahata çabuk alışıyor be Usta…

- Doğru. İnsanın mizacı öyle işte… Aracını sevdin mi?

- Dedim ya usta, insan rahat hayatı sever.

- Aracının performansı nasıl? Yakıt sarfiyatı v.s.?

- Bir kontrol edeyim istedim. Onun için hem ziyaret hem ticaret kabilinden, hafta sonu Ankara’ya gidip geldim. Hava başlangıçta iyiydi ama dönüşte kar fırtınasına yakalandım.

- Güzeeel… Böylece tecrüben de artıyor.  Ben yollardaki mola yerlerini çok severim. Sen de mola verdin mi?

- Evet, Namaz ve ihtiyaç gidermek ve çay içmek için birkaç defa durdum. Sıcacık ve sevimli bir ortamdı.

- Sen de sevdin mi mola yerlerini?

- Usta be! Çok güzeller de…

- Eeeee?

- Çok pahalı be usta? Mesela çay 3 TL. Bu kadar da olmaz ki…

- Sen buna pahalı mı diyorsun?

- Sana göre değil, tabii…

- Onu kast etmedim. Benim kastımı anlatmak için sana bazı sorular sorayım, cevap ver, ondan sonra pahalılık konusuna dönelim.

- Peki.

- Namaz için mescide girdiğinde ortam sıcak mıydı? WC’yi kullandın mı? Bunlar için bir ücret ödedin mi?

- Çok güzeldi, sımsıcak ve tertemiz… Hayır. Namaz için ödeme mi yapılır?

- Bazı yerlerde WC ücretliymiş ama benim uğradığım tesislerde ücretsizdi. Gerek mescit ve gerekse tuvaletler temiz ve rahattı. Lavabolardan sıcak su akıyordu, sabun ve el kurulama kâğıdı ve elektrikli el kurutucular da vardı.

- Su, sabun ve istediğin kadar kullandığın kurulama kâğıtları için bir ödeme yaptın mı?

- Hayır.

- Aracında çocukların ortaya çıkardıkları çöpleri ne yaptın?

- Tesisin önündeki çöp konteynerine attım. Her yere koymuşlar, etrafa atan da yoktu.

- Peki, aracını park edip ayrıldığında etrafta civarı kontrol eden görevliler var mıydı?

- Evet. Birkaç tane dolaşan üniformalı görevli görmüştüm.

- Onlar var ya… Aracınızın bekçiliğini yapıyorlar, hırsızlık olmasın ve aracınız hasar görmesin diye. Peki, aracınıza göz kulak olan görevlilere bir ödeme veya park ücreti ödediniz mi?

- Hayır. Ama güzel bir hizmet…

- Durduğun tesiste çalışıyor görünen insan çok muydu?

- Üç vardiya çalışıyorlarmış ve civardaki köy ve kasabalardan üç vardiya için de servisle alınıyorlarmış.

- Personel servisleri için kiraladıkları araçlar için de bir ödeme yaptıklarını bilirsin.

- Daha çok sorum var da uzatmayayım. Şimdi toplu olarak bir soru daha: WC’deki temizlik maddeleri temini için, mescitteki ısıtma ve kurulama kâğıtları için, güvenlikçiler için, toplanan çöplerin belediyelere taşıttırılması için dünyanın parasını ödediklerini de biliyor musun? Bu yerlerin çok büyük bir kısmının devletten kiralandığını biliyor musun? Çalıştırdıkları insanlara asgari ücret ödeseler bile bir çalışanın maliyetinin kendilerine 4000 TL civarında olduğunu biliyor musun?

- Hiç aklıma gelmemişti.

- Dağ başında mahsur kalmışsın, sıcacık bir otama sığınmışsın, her türlü ihtiyacını bedava karşılamışsın da ‘çay pahalı’ diyorsun. Bu tesisi işletenler nereden para kazanacaklar da sizi memnun edecek hizmetleri verecekler? Hiç düşündün mü?

- Hayır, Usta… Aklıma gelmedi bile…

- İşte senin gibi aklına hiç gelmeyenler, buldukları nimetin bedelini pahalı buluyorlar.  Bilir misin şu âlemde en pahalı şey, acil ihtiyaç duyduğunda bulamadığın şeydir

Yorumlar (1)

+ Yorum Yaz