Cihat ÖZTÜRK

Cihat ÖZTÜRK

MUHAMMET ŞÜKRÜ ELMAS

Gaziantep’ten Darüşşafaka’ya uzanan bir başarı öyküsü.

Konumuzun öznesi, Muhammet Şükrü Elmas.

Gündemin oldukça baydığı ve birini tutayım derken öbürünü kaçırdığımız gündelik hayatın bayalığından, benim için anlamlı ve kıymetli olduğunu düşündüğüm bir yaşam hikayesinden bahsetmek istiyorum.

Muhammet Şükrü henüz 4 yaşındayken, babasını amansız bir hastalık sonrası kaybediyor.

Muhammet babasının ölümü üzerine, annesinin ve dayısının destekleriyle yaşama tutunmaya çalışıyor.

Okulunda başarılı olan Muhammet, ilkokul öğretmeni Ayşe Sıla Durur’un yönlendirmesiyle Darüşşafaka sınavlarına girer.

Sınavda elde ettiği başarıyla Darüşşafaka’da eğitim almaya hakkı kazanan Muhammet’in İstanbul’daki yaşamı böylece başlıyor.

Düşünün Gaziantep’in yoksul bir semtinde yaşama gözlerinizi açıyorsunuz, üzerine bir de babanızı kaybedip manevi çöküntü yaşıyorsunuz ama pes etmiyorsunuz. Azmediyorsunuz yaşama bir yerlerden 10 yaşındayken tutunmaya çalışıyorsunuz.

İşte Muhammet Şükrü bu yönüyle de hepimize ders çıkarmamız gereken örnekler sunan ve istenilince başarılabileceğini gösteren bir öğrenci.

Hayat her zaman bize güzel olanaklar sunmuyor maalesef.

Burası Türkiye ve biz Ortadoğu’da yaşadığımızın gerçekliğiyle bazen çocukken bile acı bir şekilde yüzleşebiliyoruz.

Bu kimi zaman maddi olabiliyor kimi zaman da manevi...

Türkiye şu an ki eğitim durumuyla özel okul bataklığına hızlı adımlarla ilerliyor.

Ve maalesef bu durum eğitim politikası olmadan devam ettiriliyor.

Düşünün bir döneme damgasını vuran, ekol dediğimiz devlet okulları bir bir sahneden çekilirken, bir kurum her şeye rağmen hala ayakta durmaya çalışıyor.

Darüşşafaka yaptıklarıyla, imkanlarıyla, sunduklarıyla ülkenin yüz akı diyebileceğimiz bir eğitim kurumu.

Uzun uzadıya burada övmeme gerek yok zaten bu kurumu.

Çünkü yaptıkları, düşündükleri, yaşama aktardıkları ortada.

Biz bu eğitim kurumunu kuranlara, yaşatanlara, gönüllü olanlara ne desek az.

Umarım teşekkür etmekten daha fazlası gelir elimizden.

Çünkü fazlasını hakkıyla, hak ediyorlar.

Umarım Darüşşafaka, Muhammet’le aynı kaderi paylaşan, Antep başta olmak üzere Anadolu’da yaşayan binlerce çocuğa ulaşabilir.

Ulaşabilir diyorum, çünkü gerçekten bu eğitim kurumundan bir haber olan, ihtiyaç sahibi binlerce öğrenci var.

Muhammet’in öğretmeni gibi öğretmenler de iyi ki var…

Öğretmenlik, sadece ayın 15’ini bekleyen ve vereceği ek derslerin hesabını yapan meslek grubu olmamalı!

Öğretmenler tam da Muhammet hocasının yaptığı gibi öğrencilerinin hayatına dokunabilen insanlar olmalı.

Yorumlar (0)

+ Yorum Yaz