Halit Ziya Biçer

Halit Ziya Biçer

MÜŞTAK BABA ve ANKARA

Ankara dendi mi, bir soluk alıp, durmalıyız. Fatih’in fethettiği  “İstanbul” varken, Ankara ne ola ki,Cumhuriyet  fatihlerinin, Atatürk ve “silah arkadaşlarının,yüksek irade ve tensipleri ile (İstanbula hemser) bir BAŞŞEHİR ola… ? 

Ama öyle değil. Cumhuriyet daha doğmadan,onun “şaheser “ adı, Hacı Bayram Veli odaklı, taaaBitlisli “Müştak Baba” tarafından,-sanki derin ve duyarlı, hatta iştiyak sahibi kimseler tarafındanverilmiştir.

Ta “Orta Asyadan beri” bu orta meridyen hattı ve jeopolitiği, belirlenmiş, keşfedilmiş, isabet edilmiştir.

Ben şimdi bunu niçin yazayım diye düşünüyorum. Ama mademki, ştak Baba” da yazmış ben de yazıp bunu, sağlığımda, yeni nesle duyurayım. Şeyh,meşayih, tekke, tarik, cemaat ve sair girift, çaprazbulmacasında, bizim de “Nostradamus”, Muhittin Arabi Ak Şemsettin,Mevlana, “Şemsî” gibi kâhin ve halden geçmişten, gelecek olacaklardan, haber verenimiz neden olmasın!

Bu anılmaya, kulaktan kulağa duyurulmaya layık ve muhkem isimler, hep sonradan anlaşılmış.

Tüm insanlığın, “gönül coğrafyası ve hayranlıkatmosferine” taşına toprağına sonradan kazınmışlardır. Birçokları da, yazdıkları, “Ebcet,hüvez, höttü”lerinde saklı kalmışlardır,

“Müştak Baba” da öyledir Yalnız işaret ettiği keşif ve felsefe yönünden, pek aşikar ve takım yıldız hükmündedir

Bakınız Ankara’nın BAŞŞEHİR olma ilanından ‘70’yıl evvel, taşbaskılı divanında, bu mucizeyi nasıl dile getiriyor nasıl açık ve anlaşılır bir şifre ile noktalıyor:

Buraya, Müştak Baba’nın bu şiiri, İstanbul’da, Takvimhâne-i Âmire’de Hicrî 1268 senesinde taşbasması olarak basılan divanının 29. Sayfasında mevcut olup aşağıya, eski yazı ve yeni yazı şeklini aynen kaydediyoruz:

Baba tabiri biz Antepliler için, tamamen yerli bir terimdir. Şehrimiz; Kurban Baba, Dülük Baba,HacıBaba, gibi yedi tepeli bir çember oluşturur. Baba demek şeyh veya evliya, sihirbaz, müneccim demek değildir. Babalar Türk soyu Türkmen boyu gezgin veya muhacir, üretken, geldiği yerleri tepeleri geldikleri iklim boyutundan getirdikleri bitki ve otlarla ihya edip, halkı irşat ve ihata için, orda vefat edip bir taş diken (mezarları da olabilir) hazere ve sefere hazır kimselerdir. Şamanlar gibidirler

Bizde kâhinler, Hurufiler olduğu gibi Musevilerin de Kohenleri vardır. Kohenler aşırı lügat ve kelime bilginleridir.

Baba terimi Hıristiyanlıkta da Papa karşılığıdır.

Müştak Baba’nın bir divanının da Antepte bir ailenin elinde uzun müddet tutulduğunu biliyorum.Bu aile sonradan bir okul yaptırarak sanırım Antep’ten göçtüler.

Müştak Baba’nın eserleri:

Divan-ı Müştak Baba,

Mektubat-ı Kimya- Müştak,

Baharnâme,

Muharremiye-i Müştak-ı Merhum.

Yorumlar (1)

+ Yorum Yaz