Hüseyin TOPRAK

Hüseyin TOPRAK

NİMET Mİ KÜLFET Mİ?...

Bugün keyfim yerinde(!)

Faizler düşürülmüş, dolar düşüyormuş, tarımda ilk sıradaymışız.

Gayrı safı milli hasılanın yurttaşa düşen payı konusunda Amerika bizden sonra geliyormuş.

Yani bu paylaşımda da birinci sıraya yerleşmişiz.

Turizm gelirimiz artmış.

Hayvancılığımıza gelince, en çok dana bizim ülkemizdeymiş.

Bunca miş – muş varken, hadi gel keyiflenme.

En basitinden en kolay birkaç soru sorayım; o zaman biz samanı neden dışardan alıyoruz?

Her kurban bayramı öncesi, danaları neden dışardan alıyoruz?

Hayvancılığı, tarımı, “destekleme” sözünü, “destekle – me” olarak algılıyoruz demek ki.

Keyfimin tadını kaçırdım.

X

Kurban Bayramı yakın.

Küçükbaşıyla, büyükbaşıyla kurbanlıklar el yakıyor.

Buna karşın olan da olmayan da ele güne ayıp olmasın diye kan akıtma telaşında.

Oysa bu bayram paylaşım bayramı.

Kestiğin kurbanın üçte birini kendine ayıracaksın, geriye kalanını dağıtacaksın.

Şimdilerde dağıtan da kalmadı ya!

“Allah için kurban, küp için topaç” diye bir söylem var.

Galiba herkes bu söyleme uygun davranacak.

Neden mi?

Çünkü karpuzu dilimle, domatesi, meyveyi taneyle, eti gramla almaya başladı da ondan.

Her şeye karşın kurbanlık bir küçükbaş hayvan aldınız.

Kestiniz, yüzdünüz, eti ortaya çıkardınız.

Kebap yapacaksınız ama yanı sıra domates, biber, soğan atacaksınız mangala.

Ardından da harı geçen ateşe patlıcan atıp közleyeceksiniz.

Bunlar için kömür de gerekli.

Bir – iki dilim karpuz, birkaç tane meyve almışsınız.

Hani bayram ya.

Nimet mi külfet mi?

Ona da siz karar verin.

.X

Siz boş verin Kazdağlarını, Atatürk Orman Çiftliğini, Ankara Garını, Salda Gölünü.

Kazdağlarında zaten siyanürlü ama mütevazı bir yatırım yapılıyormuş.

Kanadalı öyle diyor.

Of of!

Azıcık keyfim vardı, o da kaçıp gitti…

Yorumlar (0)

+ Yorum Yaz