Sedat TORUN

Sedat TORUN

O ne heyecandı öyle!

Yarı final rövanş maçı için düştük bizlerde Ankara yollarına…

Telgraf ekibi olarak üç muhabir arkadaşla maçı takip ettik..

Tabi Gaziantep’te almış olduğumuz 2-0’lık galibiyet ister istemez bizleri bile rehavete sokmuş, çok rahat bir maç izleyeceğimiz düşüncesiyle girdik Eryaman Stadı’na…

Maç öncesi Poepon’un sakatlık haberi üzdü tabi…

Yine de ekimizde kadroyu görünce çok sıkıntı yaşamayacağımızı düşünmüştük açıkçası…

Ama Osmanlı’nın iftarda yürek yiyeceğini nereden bilebilirdik..

Geldikçe geldiler üstümüze ve golü de buldular, Antepli Mehmet Yiğit’le…

Bu Mehmet Yiğit için ayrıca bir gün bir yazı yazacağım…

O ayrı dursun bir kenarda…

Bir insan profesyonel olabilir ama doğduğu büyüdüğü yere neden böyle kin besler anlayamadım...

Final öncesi onu bir kenara itelim dursun…

Evet ev sahibi takım ikinci yarı da bir gol attı ve maç uzatmalara gitti.

Belki de Gaziantep’te ki gibi rahat çıkabilseydik maça işi bu kadar zora girdirmeyecektik…

Korkak bir takım görüntüsü verdik maalesef…

Uzatma dakikalarında gol olmayınca, eyvah dedik kendimizde…

Acaba ikinci Bursa vakası mı yaşayacaktık?

Nefeslerimiz tuttuk, heyecanla izledik tüm atışları…

Günay’ın muhteşem kurtarışı sonrası bayram yerine döndü Eryaman Stadı…

Aksi olsaydı cenaze evi gibi olacaktık…

Çünkü taraftar olarak Osmanlı’nın 10 katı, basın olarak 10 katı, protokol olarak 10 katı katılımla gitmiştik o maça…

Neyse ki korku tünelinden sevinçle çıktık.

İnşallah Perşembe günü İstanbul’dan da aynı sevinçle döneriz ve bu şehir artık Süper lig heyecanı yaşar.

Bu arada TFF hangi akılla güneyde ki iki takımın maçını bin küsür km ötede ki bir şehir verir onu da anlayamadık.

Az daha bekleyip yarıl final maçları bitiminde belirleyseydiniz finalin yerini…

Başakşehir şehir stadını İstanbul da oturanlar zor buluyor, zor gidiyor.

Gaziantep ve Hatay taraftarına Allah yardım etsin…

Yorumlar (0)

+ Yorum Yaz