Okan ÇELİK

Okan ÇELİK

ÖĞRETMENLERİMİZE SAYGI ARTIK

 

Yaşı 40’ı aşanlar, şöyle hafızalarını biraz zorlasınlar.

İlkokul yıllarına kadar gitsinler.

O dönemin öğretmen-öğrenci ve velilerini hatırlasınlar.

Öğretmen adı geçince öğrencilerin eli ayağı titrerdi.

Sınıfa girdiğinde ‘hazır ol’ pozisyonu alırdık.

Bizimle ilgili laf ettiğinde ağzının içine bakardık.

Hakkımızdaki düşünceleri çok önemliydi bizim için.

Kızsa da, vursa da başımızın tacı idi hep.

İnanılmaz saygı gösterirdik.

Aklımızın erdiği çağlardan itibaren hep, ‘Çocuğa aileden sonra ilk eğitimi öğretmen verir. Onlar ikinci annemiz babamız’ lafları söylenirdi.

Ailelerimiz ve çevremiz hep öğretmene saygıyı öğretti bizlere.

Biz de hep saygı gösterdik.

Asla incitmedik.

Öğretmenlerimiz tarafından da iyiliğimiz için kızmaları hariç incinmedik.

Yani işin özü, öğretmen-öğre4nci-veli üçgeni muhteşemdi.

Çok zorlu şartlarda okuduk belki.

50-60 kişilik sınıflarda üçer kişi otururduk.

Öyle bizlere şişirme notlar da verilmezdi. Hakkın ne ise onu alırdın.

Notlarda 70-80 yüzünü zor görürdük.

Bütünlemelere de kalsak, sınıfta kalsak mutlu idik.

Okul ve öğretmen ayrıcalıklı olmaktı bizim için.

Ya şimdi….

Ne siz sorun ne ben söyleyeyim.

Argo öğrenciler topluluğu.

Öğretmeni bir eğlence aracı gibi görüp dalga geçenler.

Arkadaşa söylenmeyecek hakaretler.

En ufak kızmasında dünyayı ayağa kaldıran veliler.

Daha da önemlisi, öğretmenleri günah keçesi ilan eden sosyal medya şovmenleri.

Bekçi maaşları açıklanır, öğretmenle kıyaslanır.

Asgari ücret açıklanır yine öyle.

Hiç iş yapmıyor çok tatil yapıyor gibi gösterilir ve sürekli eleştiriler yapılır.

Yani öğretmen adeta linç edilir.

O yüzden de saygısız ve eğitimsiz bir toplum olma yolunda hızla ilerliyoruz.

Maalesef bizi idare edenler de öğretmenlerin bu şekilde işlere maruz kalmasına seyirci kalıyor.

Neyse lafı uzatmadan yazımı Atatürk’ün ‘Öğretmenler, yeni nesil sizlerin eseriniz olacak’ sözünü hatırlatarak noktalıyorum.

Yorumlar (0)

+ Yorum Yaz