M.Hayri ÖZKEÇECİ

M.Hayri ÖZKEÇECİ

ÖMRE BEDEL GALİBİYET

Ağır kış şartlarına sıkıştırılmış, hızlandırılmış bir lig oynuyoruz.
Bir anda, yani ne olduğunu anlayamadan puan cetvelinin sondan bir evvelki sırasında buluverdik kendimizi.
Oyuncular aldık verdik…
Teknik adamlar değiştirdik…
Karda buzda çamurda, nefes dahi alamadan…
Bir anda bakıverdik ki Ankaragücü ile başbaşayız!
Hedef takım haline gelmenin ne demek olduğunu çok iyi bildiğimizden iliklerimize kadar işleyen bir korku ve endişe sardı her yanımızı.
Hoca “operasyon”diyor da, ne zaman, ne şekil de diye soramıyorduk bile!
İşte Ordu maçına bu duygu ve düşünceler içerisinde çıktık…
“Tehlikenin farkında” olan birkaç bin kişi bu maça “ölüm kalım” maçı diyordu. Yerden göğe kadar haklılardı!
“Penaltıyı” kaçırınca Ordu, tuhaf bir güven kapladı içimi.
Şansımız döndü galiba dedim içimden.
Pres yapan, baskı kuran rakiplere karşı aciz halimizi farkeden her takım boğuyor bizi.
1-0 galip olmanın, rakibin ilerleyen dakikalarda risk alacağını hesaplamanın tam zamanıydı.
Haydi Hikmet Hoca bırak şu kulübede oturttuğun silahlarımızı, sür sahaya şunları artık diye homurdanıyorduk.
Sezdi galiba… Aldı Sezer’i yanına sürdü Serdar’ı… Arkasından Sosa’yı sahaya sürdü biraz geçte olsa.
Gaziantepspor mükemmel bir takım değil tabii ki… Ama bu adamlarsız da tadı yok gibi.
Son dakikalar kabus gibi de olsa…
Göbeğimiz çatlasa da başardık.
Bu her şeyden önemliydi çünkü!

Yorumlar (0)

+ Yorum Yaz