Cihat ÖZTÜRK

Cihat ÖZTÜRK

SANKO HASTANESİ VE COVID-19 MÜCADELESİ

Gaziantep cumartesi sabahına kara bir haberle uyandı.

İnanılması zor bir olay ama maalesef gerçekleşti.

SANKO Üniversitesi Hastanesinde oksijen tüpünün patlaması sonucu, yoğun bakım servisi kül oldu.

Bugün itibarıyla 12 yurttaş hayatını kaybetti.

Üzücü ve acı bir olay, maalesef ateşin düştüğü yeri yaktığı zamanlardan geçiyoruz.

Bu durumun SANKO Hastanesinde meydana gelmesi ise ayrı bir trajedi.

Çünkü Covid-19 mücadelesi başladığından beri Antep’te en iyi mücadeleyi veren sağlık kuruluşu diyebilirim.

Bunun nerden mi biliyorum?

Kendi ailemin Korona virüs sürecinden.

Bugün sözüm ona kendisine “5 yıldızlı otel” yakıştırması yapan özel bir hastane babama Covid-19 teşhisi konulduktan sonra, tedavi etmek yerine başından savdı.

Sebep?

Sağlık Bakanlığının genelgesi olmasına rağmen Covid hastalarına bakmıyorlarmış!

Düşünebiliyor musunuz?

Halk sağlığı tehlikede iken ticari işletme mantığıyla hareket eden özel hastane Covid hastası bakmıyormuş.

Ama biz yine biliyoruz ki 7. Katta özel “Siparişli hastalara” o hastanede tedavi uygulanıyordu.

Halk sağlığı tehlikede iken kimler yeterince tedavi hizmeti alamıyor?

Herkes benden daha iyi biliyor.

Tabi bizim de SANKO Hastanesindeki sürecimiz böylece başlamış oldu.

Sağ olsun, sağlık çalışanları başta olmak sürecin en başından sonuna kadar, hastalarımıza bakıldı ve ilgilenildi.

En yakınımızdakiler bizden Covid diye kaçarken sağlık emekçileri, SANKO Hastanesi hastalarımızın tedavisi için canla başla mücadele etti.

Duygusal bir yazı yazmıyorum.

Sadece başımdan geçen olayları olduğu gibi yazıyorum.

Kimseyi aklama gibi derdim de yok, olamaz da.

Gazeteci yargı makamı değildir.

Yargı ve Adli Tıp’ın görevi belli, gazetecilerin görevi belli.

Biz olan, gerçekleşmiş bir olayı belgeleriyle değerlendiren yazan, çizen, kamusal yayıncılık yapmaya çalışan kişileriz.

Ben o süreçte SANKO’da çok hasta gördüm.

Köylüsünden, çiftçisine, zengininden orta sınıfına, her hastaya yetişmeye çalışan, çaba sarf eden insanlarla tanıştım.

Acilde bize Covid teşhisi koyan İsmail Hoca’yla hala görüşüyorum.

Demem şudur ki…

Sağ’ı olsun Sol’u olsun “Ölü seviciliği” üzerinden kimseyi bilip bilemeden yargılamaya kalkmayalım.

Türkiye’de alanında en iyi doktorlarına sahip bir üniversite hastanesi böyle bir şey başına gelsin ister mi?

Ülkenin en iyi halk sağlığı uzmanı doktoru şu an SANKO Üniversitesi Hastanesinde görev yapıyor.

Bilineniz var mı? Ne için burada?

Tabi ki halk sağlığı sorunu olan Korona virüs pandemi için.

Acıları anlarım, aile yakınlarının çektiklerini tarif edilemez bu süreçte.

Ama acılar üzerinden güç devşirmeyi artık bir kez olsun bir kenara bırakalım.

Bir yanda canla başla mücadele etmeye çalışan sağlık çalışanları bir yanda sağlığı tehlikede olan halk.

Bunlar arasında tercih yapamayız.

Olayın selametine gelince Bakanlar, pazar günü kameraların karşısına geçti.

Kısa ve net sözler içeren cümleler kurdular.

Sağlık Bakanı Fahrettin Koca, “Kusur tespit edildiğinde gerekenin kararlı bir şekilde yapılacak” dedi.

Adalet Bakanı Abdulhamit Gül, “Olay için 2 savcı, 7 kişilik bilirkişi heyeti oluşturuldu”

Açıklamalar bu yönde.

Gazeteciler olarak takipçisi olmaktan başka çaremiz yok.

Olay umarım aydınlığına kavuşur. 

Çünkü hakikat tektir, soğuk ve buz gibidir.

Karanlık dehlizlerde kalmış, açığa çıkmamış durumların kimseye faydası yoktur.

Yorumlar (0)

+ Yorum Yaz