Cihat ÖZTÜRK

Cihat ÖZTÜRK

SEÇİMLER

31 Mart mahalli seçimlerine sayılı günler kaldı.

Mahalli seçimler ibaresini özellikle kullanıyorum.

Çünkü ülke, varlıkla yokluk savaşı varmış gibi seçime sürükleniyor.

Böyle bir şey yok!

AK Parti’nin İstanbul adayı Binali Yıldırım’ın, İzmir adayı Nihat Zeybekçi’nin de dediği gibi bu sadece yerel bir seçim. 

Ülke Kurtuluş Savaşı’na girmiyor, dış güçlerle sandıkta hesaplaşmıyoruz, birinin kazanınca diğerinin kaybedeceği bir seçime hiç gitmiyoruz. 5 yıl AK Parti yönetse veya 5 yıl CHP yönetse ne değişecek?

Sürekli kazan-kaybet ikileminde söylemler neden üretiliyor? 

Derdiniz halkın parasıyla maaş alıp, halkın parasıyla halka hizmet değil mi? 

Başka amaçlarınız var da biz mi bilmiyoruz?

AK Parti kazansa da bu ülkenin partisi, CHP kazansa da bu ülkenin partisi değil mi?

Seçimler olur bir taraf kazanır, kazanan tarafı gözlemlersiniz, icraatlarından memnun kalmazsanız, bir sonraki seçimde sandıkta partileri, şahısları değiştirme şansınız var, tepkinizi gösterebilirsiniz.

Demokrasi de bu değil mi?

5 yıl boyunca şehirleri, ilçeleri, mahalleleri yönetecek idarecileri seçiyoruz.

Dünyanın sonu, ölüm-kalım meselesi yok ki.

Eski defterler açılıyor, kim kimle görünmüş geçmişte, dün başkası için bunu söyleyen bugün aynı kişi için ne demiş gibi magazin sayfalarını süsleyecek dedikodu kıvamına geliyor bu seçimler.

Politikacılar farkında mı bilmiyorum ama ülkenin tepesinde ne yaşanıyorsa, halkın gündemi de o.

Şunu söyleyebilir misiniz? 

Banane Türkiye’de yaşanılanlardan, birbirini yiyip dursunlar!

Öyle değil işte o mesele, yukarı nasılsa, aşağısı da öyle.

Tepede kavga, gürültü, gerginlik var ise halkta da aynısı var.

Bırakın ilçeleri, beldeler, sokakları, evlerin içine kadar gidiyor tartışılan gündem.

Sırf bu yüzden bile aile içinde düşmanlıklar oluşuyor.

Seçim öncesi günlerimizi taraf olmayanın bertaraf olacağı bir iklim varmış gibi yaşıyoruz.

Asgari insani şartlar hepimize lazım, politikacılar gider, seçimler geçer yine biz bize kalırız.

BOYKOT MESELESİ

Her seçim de olduğu gibi bu seçim de tartışılıyor.

Bir tepki biçimdir. Hepsi birbirine benziyor, yok birbirinden farkları deyip oy vermeyebilirsiniz saygı duyarım.

Ama şöyle bir durum da söz konusu: Sizin boykotunuzdan kimin haberi var?

Kitlesel bir eylem olsa, ülkenin yarısı sandığa gitmese ses getirecek bir tavırdır deyip alkışlarız bu durumu.

Ama hani ne olsa muhalefet olacak seçmen profilleri vardır ya ben her seçim olduğu gibi bu seçimde de boykot diyenleri, sesini kendisinden başka duymayan kimselere benzetiyorum.

Madem tepkili olduğun durumlar var, madem bazı şeylerden rahatsızsın, buyur sandık önünde.

Oy vermeyip, oturduğu yerden söylenenlerin, seçimden sonra da şikâyet etmeye hakkı yok sanki!

Yorumlar (0)

+ Yorum Yaz