SOKRANTES...

SOKRANTES...

ŞEHİTLER ABİDESİ...

Bilmeyenler için bir tanıtım yapalım hemen..

 

Şehitler Abidesi Atatürk Bulvarı üzerinde 1920-1921 yıllarında Gaziantep'te kurtuluş için mücadele veren 6317 şehit adına, Kurtuluş Savaşı'nda Çınarlı (Arıburnu)Cephesi olarak geçen Çınarlı Camii'nin üstüne bir anıt yapılmıştı. Gaziantep savunmasının önemli cephelerinden olan Çınarlı'daki bu anıta 25 Aralık 1935 tarihinde törenle şehit askerlerin kemikleri getirilmiş ve anıtın altına konmuştur.

 

Günümüzde, Şehitler Abidesi'nin mezarlık kısmı restore ettirilmiş ve duvarlarına Kurtuluş Savaşı'nı anlatan resimler koyulup, yazılar yazılarak ziyarete açılmıştır.

 

Gaziantep’imizin önemli yerlerinden biridir.

 

Şehitler Abidesi Gaziantep Savunmasında şehit düşen 6317 kahraman atalarımızın şehadet parmağının göğe yükseldiğini simgeleyen bir anıt.

 

Bu kadar bilgiyi neden verdim şimdi o konuya geleceğim.
Son zamanlar da ota mota protesto yapılır oldu biliyorsunuz.
Sonuç olarak demokrasi var ülkemizde deyip sesimizi çıkarmıyoruz.

 

Ama bu protestolar ve basın bildirgeleri bu Şehitler Anıtının önünde yapılmaya başlandı.
Buna itirazım var benim.

 

Geçen Pazar sözde ermeni soykırımının bilmem kaçıncı senesi diye ufak bir miting düzenlediler.
Hem de şehitlerimizin önünde , kemikleri sızlaya sızlaya..

 

Demir barikatlarla kendilerine ayrılan alanda sözde ermeni katliamını ve teröristlerle mücadelemizi protesto ettiler.

 

Terörle mücadelemizdeki yiğitlerimizi düşman katliamcı gibi gösterdiler.
Hem de zamanında bu vatan için canını feda etmiş atalarımızın şehitlerimizin önünde..
Sloganlar attılar devletimiz aleyhine.

 

Hem de Türk polisinin koruması altında şehitlerimizin kemikleri sızlaya sızlaya.
Belki de bir çoğu Gaziantep Harbinde ermeni komşusunun ihaneti yüzünden şehit olmuştu.
Hareketli bir cadde olduğu için bu tür gruplar mitinglerini burada yaparak vatandaşa kolayca ulaşmak veya ortalığı karıştırmak istiyorlar.

 

25-30 kişi için cadde trafiği alt üst olurken kapanan yol yüzünden de oradaki esnafın mağduriyeti de ayrı bir konu.

 

Şimdi memlekette başka yer kalmadı mı da burada Şehitlerimizin kemikleri sızlaya sızlaya miting yaptırıyoruz.

 

Ne gereği var…

 

Şehitler Abidesinin önünde böyle mitingler görmek istemiyoruz.
Sonuç olarak zaten kabul etmediğimiz sözde ermeni soykırımının yıldönümünü benim şehrim de benim ülkem de hem de şehitlerimiz önünde bu mitingin ve protestonun yapılması.
Hem de devlet korumasında.

 

Olmasın kardeşim benim atamın benim şehitimin önünde anıtının önünde böyle mitingler olmasın.

 

Bir Gaziantepli olarak İS-TE-Mİ-YO-RUUUUMMMMM..

 

İS-TE-Mİ-YO-RUUZZZZZZZZZ….

 

•                SOKRANTES DERKİ :
•                Şahsınıza fenalık eden bir düşmanı affediniz. Lakin vatanınıza, milletinize fenalık eden bir kimseyi asla affetmeyiniz. [Hz. Ali]

 

 

 

DURAK AVM…

 

 

Bir türlü modernleşemeyen otobüs duraklarımızı biliyoruz.

Zaten düzgün olmayan bur duraklarda belediyemiz de vatandaşa bilet satsın, kart doldursun diye zamanında ufak büfe şeklinde küçük kulübeler koymuşlardı.

Bu kulübeler zamanla gelişti, büyüdü..

 

Kulübe aynı kaldı ama cepheleri büyüdü.

 

Şimdi halka hizmet hakka hizmet diyerek çeşitlerini çoğalttılar.

 

İlk önce kart 27 ,sonra su ,sonra gazlı içecekler, sonra büskivi çeşitleri sigara filan derken çeşitlerini çoğalttılar.

 

Zaten düzensiz olan duraklarımız da o büfelerin stok alanı olmaya başladı.

 

Şimdi yaz da geliyor dondurma dolapları da dışarı çıkar.

 

Karsamba dolapları da kaldırımda ve durakta hiç yer kalmaz.

 

Bu tür durak avmleri Atatürk Bulvarı, Kırkayak, Başkarakol gibi duraklarımız da görebiliyoruz.

 

Haaa bunun sana ne zararı var diyebilirsiniz.

 

Bana olmaya bilir amma orada ki esnafa zararı var.

Ayrıca alış amacının dışında çalışması da yanlış.

 

O çevredeki bakkal esnafı bu konudan şikayetçi.

 

Bir çok kez belediyeye şikayetlerini bildirmelerine rağmen bir yaptırım yapılmamasından dolayı da dertliler.

Kira , verği, maliyet konularını düşünecek olursak da esnafa hak vermemek elde değil.

Amacı ne ise o yapılsın.

 

Birine taviz verildiği zaman diğer duraklardaki bu büfeler aynı avm şekline dönüşeceğinden emin olabilirsiniz.

 

O yapıyor ve ses çıkarılmıyorsa , diğeri de yapar.

 

Tıpkı Ali Nadi ünler caddesi üzerindeki lokantaların ön cepheleri gibi.

 

Nasıl olsa ses çıkartılmıyor diye ön cepheleri kaldırımları kapatarak genişletiyorlar.

 

Bir tarafa şirin görünmek için , diğer tarafı da mağdur etmeyiniz.

 

KIZIL TOPRAK..

 

Geçen hafta Büyükşehir Belediyesi Adanaspor’a 2-0 dan 2-3 yenilince , Gaziantepspor da Gençlere 1-3 yenilince suçlular bulundu hemen cezaları kesildi.

 

İki tarafta teknik direktörlerinin görevine son verdi.

 

Oysa taraftarın isteği çok farklıydı.

Herhalde tam olarak duyamadılar.

 

Son kritik haftalara girilirken bu tür değişiklikler neler getirir hep beraber göreceğiz.
İnşallah hayrımıza olurda bu seneyi de kazasız belasız atlatırız.

 

Geçenlerde de yazmıştım bir taraf para harcarken bir tarafta da para olmadığı için harcayamamakta.
Demek ki yanlış olan yer belli..

 


Ama her olayın üstünü hep kızıl felhan toprakla örtülüyor.
Büyükşehir’in play-off şansını hemen hemen kaybetmesi ve Gaziantepspor’umuzun da alt sıralara istikrarlı bir şekilde yaklaşması Gaziantep futbolu adına kötü bir durum.

Şehir futboldan tamamen soğumuş bir durumda.

 

Yeni stad bile heyecan yaratmıyor taraftarda.

 

Maçtan çıktık eve doğru gidiyoruz , taraftar artık yenilgiyi öyle benimsemiş ki “artık trt de izleriz maçlarımızı şifreye gerek yok “ diye espri bile yapabiliyor.

Dışardan bakan gözler ise mutlu topçunun feneri yeneceğiz dediği için kovulduğunu söylüyorlar.

 

Trajik komedi bu durum tam olarak..

 

Son 4 haftaya girilirken acilen kendimize gelmemiz lazım.

Kavgayı sonra ederiz.

 

İlk önce takımımızı bur durumdan bir kurtaralım hele.

 

MUSTAFA ÖZKEÇECİ

 

Yorumlar (0)

+ Yorum Yaz