Hüseyin TOPRAK

Hüseyin TOPRAK

SIKILDIM KAÇIYORUM…

Sıkılmak isteyince bahane aramaya gerek yoktur.

Her şeyden sıkılabilirsiniz.

Ben de tam sıkıldım kaçıyorum derken hastalandım.

Bir hafta ateşli bir biçimde yogan yatak yattım.

Düne kadar doktora gitmemeye kararlıydım ama dün bu kararımı erteleyerek aile doktoruna gittim.

Sıkı bir muayeneden sonra beni hastaneye, göğüs hastalıkları bölümüne yolladı.

Hastaneye gittim, göğüs hastalıklarına bakan bölüme kayıt bittiğini, öğleden sonra gelip kayıt yaptırmamızı söylediler.

Gazeteye geldim ama halim kalmadı.

Nasıl gideceğimi düşünürken, gazeteden bir genç “abi ben götürürüm” dedi.

Teşekkür ettim, iyi ki o götürmüş, yoksa o kargaşanın içinden tek başıma çıkamazdım.

Zor da olsa muayenemizi yaptırıp reçetemizi aldık.

İlaçlarımızı her zaman aldığımız eczaneye gittim, eczacı, kafasını salladı, “bu reçetenin hiçbir resmiyeti yok, sizin ilaçlarınızı vereyim ama yarın bu yanlışlığı hastaneye giderek düzeltmelerini sağlamalısınız” dedi.

Kan tahlilleri sonucunu almak için yarın o hastaneye bir kez daha gideceğimi, konuyu orada çözeceğimi söyledim.

Bir an önce ilaçları kullanmaya başlamayı düşünüyordum, öyle de oldu, ilaçları alıp kullanmaya başladım.

Hani sağlıkta reform diye bir şeyler yaptılar ya!

İşte öyle bir şey…

Sıkıldım kaçıyorum.

İkiyüzlülüklerden, pişkinliklerden, görgüsüzlüklerden sıkıldım.

Trafik keşmekeşinden sıkıldım.

Akdeniz sahil şeridinde sakin bir coğrafyaya kaçıyorum.

Orada da sıkıcı şeyler yaşayabilirim ama sahilde bir köy olduğu için, Gaziantep’teki gibi sıkıntılar yaşayacağımı sanmıyorum.

10 gün izin istiyorum.

10 gün sonra yeniden buluşmak üzere esen kalın…

Yorumlar (0)

+ Yorum Yaz