Prof. Dr. Salih ŞİMŞEK

Prof. Dr. Salih ŞİMŞEK

SİYASET ve SİYASETÇİ ÜZERİNE

Bir toplumdaki bir 'namussuz'un, insanlara 'namus' sözü vermesinin bir hükmü yoktur! Ancak ‘var’ olandan verilir.

Evet, evet... Ben de yapılan tespite katılıyorum AKePe, ‘dindar nesil’ yetiştiremedi. Bunu C+P gerçekleştirecekmiş ama şimdilik söylemiyorlar.

‘Namus’ kavramını siyasetçiler daha çok kullanırlar. Aklıma gelmişken sorayım: 'Namussuz' biri, birilerine 'namus sözü' verirse, bu söze itibar edilebilir mi?

Ülkem her alanda olduğu gibi siyaset alanında da ilginçlikler barındırıyor. Meselâ, 70'inden sonra Siyaset Arena’sına çıkanların ihtiras frenleri kesinlikle tutmuyor.

Hayatın her alanında görülen ama siyasi hayatta daha çok belirginleşen maddeye doyumsuz insanları tatmin etmek mümkün değildir. Bu particiler sık sık parti değiştirmede hiç bir mahzur görmezler.

Diğer alanlarda olduğu gibi siyaset alanında da insanlar kendilerine tahsis edilen mevki ve makamlarda kalıcı değillerdir; kuşlar ise hep uçmaya ve uygun buldukları yerlerde yuvalar kurmaya devam edecekler…

Biter, biter... Şu fani âlemde ömürleri hiç bitmeyecekmiş gibi yaşayanların ömürleri de biter... Siyasette hiç ölmeyecek gibi esip kesenler de günü gelince ‘pat’ diye ‘aniden’ hayata veda etmek zorunda kalırlar.

Şimdi söyle bir tespitte bulunsam… Siz, 'hiç bir projesi yok... Ne söyledikleri belli değil... İktidarı eleştirme söylemi dışında bir davaları yok... Bu sefer bunlara oy vermeyeceğim' diyen bir muhalefet partisi seçmeni gördünüz mü?

Ülkemdeki bazı siyasi partilerin, Batılı kâfirlerin ‘övgüsüne’ mazhar olmasını anlamak mümkün değil. Kâfir, bir ‘Müslüman’ ülkedeki bir siyasi partiyi niçin övsün ve onun faaliyetlerini alkışlasın… Argo tabiriyle bunda bir ‘puştluk’ olmalı… Kâfirlerin, mesela beni, övmelerinden Allah’a sığınırım.

Hayret… Adam var ya... 3 dönem AK Parti milletvekili olarak parlamentoda bulunmuş. Bu dönem içinde hiç bir itirazı olmamış ama şimdi oradan rant gelmeyeceğini anladığı için Babacan hareketinin içine katılmış ve  ‘diyanetin aldığı faizi’ eleştiriyor... Elbette eleştirsin, itirazım yok da şimdiye kadar nerelerde idi… Samimiyetine inanayım mı?

Hayret... Şu siyaset dünyasına bakıyorum da aklımın almadığı görüntülerle karşılaşıyorum. Meselâ, yaşı 70'i geçen politikacılarda iktidar hırsı artıyor, ölme düşüncesi önemini kaybediyor ve maddi veya manevi rant beklentisi yükseliyor... Acaba diyorum, ben mi yanlış algılıyorum; yoksa başkaları da var mı benim gibi algılayan...

Bir dostum, bir zamanlar şöyle yazmıştı: Bir zamanlar büyük ümitlerle Abdüllatif Şener de bir parti kurmuştu, hayali Başbakanlıktı ama parti sıfır çekince Halk TV'nin kapısında nöbet tutmaya başlamıştı. 'Beni kanala çıkarırlar da Ak Partiyi kötüler ve CHP bana bir Milletvekilliği bağışlar' diye düşünüyordu. Başbakan olamadı ama CHP'den Konya Vekili oldu.

Bir tespit: Genel bir ifade ile gerek kişiler ve gerekse siyasi partiler bazında görülüyor ki; Devir, tilkilerle plan yapankurt ile avlanan ve sonra da koyun ile yas tutanların devri olmuş.  Aslında dünya kurulduğundan ve insanoğlu bu topraklara indirildikten sonra tüm devirlerde aynı gerçek vuku bulmuş, ama insanlar da bunu fark ettikçe “yeni bir vak’a” sanmışlar... Kim bilir, tespit belki de doğrudur...

Hülasa;

Daha çok var da

Yorumlar (0)

+ Yorum Yaz