Cihat ÖZTÜRK

Cihat ÖZTÜRK

SUMUDİCA, FATİH TERİM OLMAK İSTİYOR!

Sumudica’yla ilgili daha önce de bir yazı yazmıştım.

Farklı bir karakter.

Ve bu durum hocalığına da yansıyor.

Yapısı gereği agresif, ön plana çıkmayı seviyor.

Polemikçi.

Seversiniz sevmezsiniz ama yapısı bu.

Futbol bilgisinin ve hocalığını ilk geldiği günler dahil arkadaşlarla olan tartışmalarımızda da dile getirmiştim.

Futbol bilgisi ve hocalığı gayet iyi.

İşinin hakkını da Anadolu takımlarında görev yaparak veriyor.

Bunun farkındalığıyla mesleğini icra ediyor.

Yapısıyla birlikte icra ettiği mesleği, bu topraklara uygun.

“En iyi örneği de” Fatih Terim.

Fatih Terim’i anlatmaya gerek yok hepimiz biraz tanıyoruz ve biliyoruz.

Bazı kesimler için Türkiye’de futbol ikonu.

Sumudica’ya dönersek kendisi de Terim'i örnek aldığını verdiği bir röportajda satır aralarına sıkıştırıyor aslında.

“Türkiye beni daha güçlü bir hale getirdi. Burada Fatih Terim'e karşı maça çıktım. Galatasaray maçından önce onunla tanışacağım için uyuyamadım, gözüme uyku girmedi” diye anlatıyor.

Sumudica’nın bu tavırları hareketlerine de yansıtıyor tabi.

Saha kenarında hakemle polemik, saha içine atlamaya varan refleksler, yardımcı hakemi rahatsız etme vs.

Bunlar futbolun doğasında var, olabilir diyeceksiniz.

Öyle değil işte; sadece onlarla yetinilse hoca maçları locadan veya tribünden izlemez.

Tribünde izlediğinde bile olay çıkarmaz.

Dediğimiz gibi bunlar hocanın yapısı ve bu yapısı takıma yeri geldiğinde zarar veriyor.

Bir hoca takımının başında değilse orada sorun var.

Bu tavırlarının sonun da başarısızlık olsa emin olun hocayı takımın başında ne yönetim ne taraftar tutar.

Ama hem hocanın futbol bilgisi biraz da şansı ki bu şans ilginçtir Fatih Terim’de de var, bir yerde sihirli değnek gibi kariyerlere etki ediyor.

Yoksa Konyaspor 5 tane net gol kaçırmayıp 3-1 rahatlıkla alacağı maçta bizim takımın biraz mücadelesiyle biraz da Muhammet Demir’in gayretiyle 1-0 kazanması olmasa bu hafta topun ağzında bir hocayı konuşuyor olurduk.

Evet hocamız kavgacı dedik, polemik seviyor, biraz da kabadayı tarafı var tabi.

Taraftarla önce kavga edip sonra kim kendini sevdirebilir?

Veya otorite olarak saygı kazanmayı kimler yapabilir? 

Ve bu tavırlar da keşfedilmiş ortamın yansımaları.

Biraz bu şehirden alıyor biraz da dediğimiz gibi Fatih Terim örneği.

Hayatın doğasında gelişen ve futbolun içine kadar sirayet eden bu davranışlar maalesef biraz da bizim futbol kültürümüzle ilgili. 

Seviyoruz, kavgayı veya kavgacı tipleri.

Hatta kavgalarda haklı ve haksız bile aramıyoruz.

Dedik ya hoca da bunu keşfetmiş, yapısı da uygun yapıyor.

Sevilir mi? 

Bana sorarsanız sevilmeye başlanıyor!

Hele hele taraftar yasağı olmasa hoca bazen mağlubiyetlerde bile tribüne gider “oley” çektirir!

Böyle dayatmaların karşılığı er ya da geç sevgiye döner!

Veya ters teper.

Şimdilik tepmiyor.

Ve yine son kertede, bizim futbol kültürünün Aykut Kocamanlara mı, Mustafa Denizlilere mi? Yoksa Fatih Terim veya Sumudicalara mı ihtiyacı var…

Buna futbolseverler karar verecek.

Ve Sumudica’nın bu davranışlarının sonuçlarını bize zaman, şartlar ve koşullar gösterecek.

Yorumlar (0)

+ Yorum Yaz