Okan ÇELİK

Okan ÇELİK

TESİS FAKİRİYİZ

Şöyle hafızamı zorlayarak 25 yıl öncesine gittim.

Çocukluk ve gençliğe yeni adım attığımız yıllarda Gaziantep’i aklıma getirdim.

Biraz hüzünlendim.

Biraz da sinirlendim.

Hüzünlendim; ne güzel günlerdi.

Sinirlendim; o günlere ait hiç bir şey kalmadı.

Hiç bir şeyden kastım, sahalar ve salonlar.

Her mahallede bir futbol sahası vardı.

Mahallenin gençleri, hatta baya büyükleri bu sahalara koşarlardı.

Mahalli ligler düzenlenirdi.

Özellikle hafta sonları herkes zamanını sporla geçirirdi.

Haftada bir gün maç yaparlar, bir hafta konuşurlardı.

Çuvallardan kirli ve ter kokan formalar çıkarılır, saha kenarında giyilirdi.

Sonrasında Şampiyonlar Ligi gibi büyük heyecanla karşılaşmalar oynanırdı.

Futbolcular aralarında para toplar ve hakeme tutarlardı.

Şu anda maalesef o sahalarda eser kalmadı.

Belki o sahalar taştan topraktandı.

Ama, amatöründen mahallisine en azından maç ve antreman yapma fırsatı bulurlardı.

Şu anda o sahaların büyük bir bölümünün yeri betonlaştırıldı.

Dev binalar yapıldı.

Kamil Ocak Kapalı Spor Salonu vardı.

Bu kentin bütün yükünü çekerdi.

Amatör ligler, gençler, yıldızlar oynardı.

Basketboldan voleybola, her branşta maçlar oynanırdı.

Yanında beton sahadaki potalarda yer bulamazdınız.

Hafta içi de dahil gençler o salonda toplanırdı.

Herkes birbirini tanırdı ve çok zevkli maçlar oynanırdı.

Şu anda Kamil Ocak yok.

Yıkıldı ve orası da yok oldu.

Belki 20 tane spor salonu yapıldı.

Ama hiç birinde maç yapılamıyor.

Ligler düzenlenemiyor.

Çünkü standartlara uygun değil ve karşılaşmalar oynanamıyor.

Yani 20 salon bir Kamil Ocak’ın yerini tutmuyor.

20 salon yerine 5 tane yapılsaydı da keşke lig maçları oynatma şansı olsaydı.

Hala iş işten geçmiş değil. Bu şehre, 2 tane butik spor salonu yapmak zor değil.

Ya da 3-4 futbol sahası yapıp ücretsiz şekilde gençlerin hizmetine vermek de zor değil.

Ama bu kafayla zor gibi.

Neyse, kalın sağlıcakla.

Yorumlar (0)

+ Yorum Yaz