Avukat Gülsen Tutoğlu

Avukat Gülsen Tutoğlu

TUTUKLAMA NEDENLERİ NELERDİR?

Tutuklama, bir kişinin henüz suçluluğu hakkında kesin karar verilmesinden önce suçla ilgili olarak var olan delilleri yok etmemesi veya kaçmaması için geçici olarak başvurulan özgürlüğünü bağlayıcı koruma tedbiridir. Kişinin işlemiş olduğu iddia edilen suçla ilgili davranışları ve kaçacağı şüphesini gösteren olayların varlığı halinde tutuklama nedeni var sayılmaktadır. Yani; tutuklama tedbirinin haklılığını gösteren sebepler var olduğu için kişinin özgürlüğü geçici olarak kısıtlanmaktadır. Tutuklama kararını verecek merciler; soruşturma evresinde Cumhuriyet Savcısı’nın istemi üzerine Sulh Ceza Hakimi , kovuşturma evresinde ise yargılamayı yapan mahkeme söz konusu bu  tutuklama kararını kişi hakkında  verilebilmektedir.

Soruşturma evresi, bir suç işlendiğine dair bildirim alan Cumhuriyet Savcısı’nın yargılamaya değer bir şüphenin var olup olmadığını kontrol ettiği varsa delilleri topladığı sürecin bütünüdür. Kovuşturma denilen evrede ise; mahkeme tarafından  böyle bir olayın olup olmadığı araştırılarak, sanığın suçlu olup olmadığı hukuka uygun delillerle takdir etmektedir. Şayet; kişinin sabit ikametgahı bulunuyorsa yani  yargılama sürecinde kaçması söz konusu değilse ayrıca deliller toplanmış, yok edilmesi, gizlenmesi veya değiştirilmesi ihtimali de mevcut değilse  kişi hakkında tutuklama kararının verilip verilmeyeceği hakim tarafından takdir edilmektedir. Diğer bir değişle; suçun işlendiğini gösteren deliller toplanmış veya şüpheli ve sanık denilen kişinin söz konusu olaya ilişkin kaçma şüphesi ortadan kalkmış ise tutuklama nedenleri de ortadan kalktığı için bu koruma tedbirine son verilebilmesi yine hakim takdirindedir. Bu süreçte ; suça ilişkin delillerin toplandığı soruşturma aşamasında kişiye “şüpheli” denirken;  kovuşturma aşamasında yani mahkeme aşamasında ise kişi “sanık” olarak adlandırılmaktadır.  

Ayrıca ; Türk Ceza Kanununda yer alan ; soykırım ve insanlığa karşı suçlar, kasten öldürme, işkence, hırsızlık ve yağma, uyuşturucu veya uyarıcı madde imal ve ticareti..gibi  suçları işlediğini gösteren kuvvetli şüphe sebeplerinin olması durumunda kişi hakkında yine tutuklama kararı verilebilmektedir.  Süreçle ilgili olarak toplanan deliller doğrultusunda;   tutuklulukta geçen sürenin kişiye verilecek ceza ile orantısız olması durumunda  tutuklama kararı yerine adli kontrol kararına karar verilebilmektedir.  Ayrıca ;  tutuklanan kişinin tutukluluk halinin belli aralıklarla incelenerek gözden geçirilmesi, tutukluluğunun devam etmesine veya son verilmesi gibi  koşullarının oluşup oluşmadığı yine belirli zaman aralıklarında hakim tarafından değerlendirilmektedir.

Tutuklama kararına itirazın nasıl yapılacağı ile ilgili olarak ; şüpheli ya da sanık denilen kimse  bu karara, tutuklamaya itiraz dilekçesi vererek itiraz edebilme hakkına sahiptir. Tutuklama kararına  yapılan bu itiraz, tutuklanan kişiye yani şüpheli veya sanığa ait bir hak olup ; 7 gün içerisinde itiraz hakkının kullanılması gerekmektedir. Şüpheli veya sanık dışında tutuklamaya itiraz etme hakkı bulunan kişilerle ilgili olarak ise; tutuklanan kişinin avukatı , eşi, babası, annesi veya varsa başka yasal temsilcisi, aynı şekilde yine itiraz edebilme hakkına sahiptir.

Yargılama sürecinde,  sanık olarak nitelendirilen bu kişinin suçu işlediğine dair her türlü şüphe aydınlatıldığı takdirde mahkûmiyetine ilişkin karar verilebilecektir. Masumiyet karinesi gereğince ; Sanık ya da şüpheli olarak adlandırılan kişi , suçluluğu ispatlanıncaya kadar suçsuz sayılacaksa da kendisi  hakkında mahkûmiyet kararı verilinceye kadar tutuklanmasına karar verilebilmektedir. Bu süreçte ; kişininherhangi bir  hak kaybına uğramaması açısından tutuklulukta geçen sürede makul sürenin aşılıp aşılmadığı hususu her somut olaya göre değerlendirilmektedir.

Yorumlar (0)

+ Yorum Yaz