Okan ÇELİK

Okan ÇELİK

‘Vay açıkgözler vayyy’

Ne kadar önemliymiş şu odalar.

Millet, başkan veya yönetici olabilmek için yırtınıyor acaba?

Çok merak ediyorum, acaba bu gayretleri üyelerinin geleceğini düşündüğünden midir?

Yoksa, ‘Bir oda veya derneğe başkan olursam, işi yaparım’ sevdası mı?

Cevabını kamuoyuna bırakıyorum.

Çünkü ben ilk seçenek olduğunu düşünmek istiyorum.

Eğer ki, ikinci seçenek olduğunu düşünürsem, ‘Vay açıkgözler vayyy’ yazarım.

‘Yoksa bu odaları veya dernekleri, rant kapısı veya siyasete açılan bir basamak olarak görüyorlar’ demek isterim.

‘İyi gitmeyen işlerini başkan veya yöneticilik sıfatıyla belki düzeltirim’ diye düşünürüm.

‘Koltuğu bir kaparsam, köşeyi dönerim’ olarak yorumlarım.

‘Televizyon veya gazetelere başkan veya yönetici sıfatıyla çıkıp bedava reklam yapacaklar’ fikrine kapılırım.

‘Makam arabasına girip havamı atarım’ sevdasındadırlar diye düşünürüm.

En iyisi ben düşünmeyeyim bu konuda.

Üyelerinin sorunlarına çözüm bulup, yeniliklere imza atmak ve odalarını bir yerlere getirmek için çabaladıklarını düşüneyim.

Düşüneyim diyorum da, bu çaba ve sonrasında bazı başkan ve yöneticilerin tavırlarını gördükçe, düşünemiyorum işte.

Gaziantep’te sivil toplum örgütü sayısının binin üzerinde olduğunu ve bunların toplasan 100 tanesinin ancak aktif bir halde olduğunu görünce de, niye mücadele ettiklerini az çok anlıyorum.

Haa bu arada, aslanlar gibi mücadele eden, oturdukları koltuğun hakkını fazlasıyla veren oda, dernek veya sendika başkanlarına lafım yok.

Benim lafım seçilmek için yırtınan, sonra da koltuğu oturduktan sonra, ‘Dünyaları ben yarattım’ edasında olan kibiri ve kapsiri büyük, sözde başkanlara.

Neyse ben uzatmayayım en iyisi.

Herkes hak ettiği gibi yaşar.

Üyeleri de kendilerine kimleri layık görüyorsa onu seçer zaten.

Vebali de günahı da kendilerine, ne diyelim.

Hadi kalın sağlıcakla.

Yorumlar (0)

+ Yorum Yaz