Avukat Gülsen Tutoğlu

Avukat Gülsen Tutoğlu

VELAYET HAKKININ KALDIRILMASINA YOL AÇAN SEBEPLER NELERDİR?

Anne ve babanın söz konusu çocuğun bakım ve eğitiminin sağlanması amacıyla sahip olduğu hak, velayet hakkı olarak adlandırılmaktadır. Bu hususta velayet sorunu sadece boşanma davasında söz konusu olmamakta olup velayetin kaldırılması davası veya velayetin değiştirilmesi davası şeklinde de taraflar arasında anlaşmazlık konusu olabilmektedir. Dava sürecinde hakim, çocuğun velayetinin hangi tarafa bırakılacağı ile ilgili kararını verirken   çocuğun üstün yararını ve menfaatine aykırı durumları da göz önüne alarak kararını vermektedir. Boşanma davası açısından belirtmek gerekir ki söz konusu dava süreci son buluncaya kadar çocuğun velayeti, geçici olarak  hakim tarafından taraflardan birine yine verilebilmektedir. Geçici velayet denilen bu durumda mahkeme, çocuk hakkında tedbiren velayetinin kimde kalacağına karar vermektedir. Bu hususta dava sürecinde çocuğun geçici velayet hakkına annesinin sahip olmasına karar verilebilirken dava sonunda velayet hakkına sadece babanın sahip olacağına da karar verilebilmektedir. Tüm bu süreçte hakim, velayet hakkının hangi tarafa verileceği hususunda takdir hakkını kullanırken çocuğun yaşını, üstün yararını ve tarafların sahip olduğu özellikleri bir bütün olarak değerlendirmektedir.

Çocuğun menfaati gerektirdiğinde velâyet sahibi değiştirilebileceği gibi, durum ve koşullara göre velâyet kaldırılarak çocuğa vasi de atanabilmektedir. Vasi, reşit olmamış küçükler ile kanuni hakları kısıtlanmış kişilerin,  kişiliği ve malvarlığı ile ilgili bütün menfaatlerini korumak ve hukuki işlemlerde bu kişileri temsil etmekle yükümlü olan kişiye verilen addır. Bu hususta vasi atama sebepleri, yaş küçüklüğü ve kısıtlılık halinde söz konusu olmaktadır. Medeni Kanun hükümlerine göre 18 yaşın altındakiler “küçük” olarak tanımlanmaktadır. Bu hususta velâyet altında bulunmayan 18 yaşından küçük her çocuk vesayet altına alınmaktadır. Bu süreçte ; kişinin vesayet altına alınması, vasi atanması, vasi değişikliği gibi konularda görevli ve yetkili mahkeme, küçüğün veya kısıtlının yerleşim yerindeki Sulh Hukuk Mahkemesi‘dir.

Velayetin kaldırılması ile ilgili olarak ise, kanunda çocuğun korunmasına ilişkin önlemlerden sonuç alınamaz ya da bu önlemlerin yetersiz olacağı önceden anlaşılırsa, anne  ve babanın deneyimsizliği, hastalığı, başka bir yerde bulunması veya benzeri sebeplerden biriyle velayet görevini gereği gibi yerine getirememesi halinde ve çocuğa anne ve babanın yeterli ilgiyi göstermemesi veya ona karşı yükümlülüklerini ağır biçimde savsaklaması nedenlerinin olması halinde; hakim tarafından velayetin kaldırılmasına karar verilebileceği hüküm altına alınmıştır. Görevin gereği gibi yerine getirilememesi anne ve babanın deneyimsizliği veya hastalığı ya da başka bir yerde bulunması sebebiyle meydana gelebileceği gibi, başka bir sebeple de meydana gelebilmektedir. Bu hususta önemli olan velayet görevinin gereği gibi yerine getirilmesini engelleyen ve belli bir süreklilik arz eden sebeplerin olmasıdır. Ayrıca velayet, anne ve babanın her ikisinden de kaldırılırsa çocuğa bir vasi atanmaktadır. Süreç açısından velayetin kaldırılmasını gerektiren sebeplerin varlığını iddia eden taraf, Aile Mahkemesi’nde velayetin kaldırılması davasını açmalıdır. Açılan davada velayetin kaldırılması sebeplerinin varlığının ispatlanması önem arz etmekte olup, hakim tarafından çocuğun üstün yararı ilkesi doğrultusunda karar verilmektedir.

Yorumlar (0)

+ Yorum Yaz