Hüseyin TOPRAK

Hüseyin TOPRAK

YAŞADIĞI KENTE SAHİPLENMEK…

(Yine eski bir yazım.

Bakın, 14 yıl önce, yaşanan bir eylem için ne yazmışım?

Ne yazık ki arkası gelmemiş.

Ve o eylem ilgililerce dikkate alındı mı?

Alınmadıysa sürdürüldü mü diye hiç sormayın…)

 

İnsanların yaşadıkları kente sahiplenmesi, bana göre kutsal bir davranış biçimidir.

Oy verdiği ya da vermediği yerel yöneticiler, bazı işlerle uğraşırken, bir şeyler yapmaya çalışırken, karınca kararınca da olsa kendi görüş ve düşüncelerini söyleyenlere gıpta ederim, imrenerek bakarım.

Yurttaşlık ve kenttaşlık bilinciyle duyarlı davranan kişiler, bu kişilerin oluşturduğu sivil toplum örgütleri iyi ki var.

Geçtiğimiz gün böyle bir oluşumun duyarlılığını izledik.

İkinci gün gazetelere geniş bir biçimde yansıdı.

Önayak olanları ve tüm katılımcıları yürekten kutluyorum.

Yaklaşık 50 sivil toplum örgütü ile bazı siyasal partiler ve sendikalar bir araya gelerek, uyarı görevlerini yerine getirdiler.

Demokrasi Alanı’nda toplanan her partiden, her sivil toplum örgütünden, her sendikadan, her meslek gurubundan, her kesimden insanlar, 100. Yıl Atatürk Kültür Parkı’nın bütünlüğü için seslerini duyurdular.

“Yeşil alanların, rant uğruna katledilmesine izin vermeyeceğiz” diye bağıran, farklı görüşten, farklı meslekten, farklı partiden, farklı sendikadan olan insanlar tek yürek olmuştu.

İnsanlarımızın özlediği bir fotoğraftı bu görüntü.

Fuar alanı, kapatılan tekel içki fabrikasının yeri, bazı yeşil alanların yapılan imar tadilatlarıyla yerleşim alanına dönüştürülmesi, özellikle 100. Yıl Atatürk Kültür Parkı içerisindeki yapılaşmalar konusu ele alınarak, bu konuda söz sahibi olanlara, “bu kent size babanızdan miras kalmadı” diye, kentte yaşayanların rahatsızlığını dile getirdiler.

İşte bu eylem yaşadığı kente sahip çıkma eylemidir.

Bu eylem, yerel yöneticilerin “ben yaptım oldu” politikalarına karşı çıkıştır.

Bu eylem bir duyarlılıktır.

Ve bu eylem bir uyarıdır.

Dikkate alınmazsa, süreceği açıkça vurgulanan duyarlılık eylemlerinden ilkidir.

Dilerim dikkate alınır.

Alınmazsa ne olur?

Bu tür eylemler, ardı arkası gelmeden sürer.

Kentle ilgili herhangi bir konuyu, bu kentte yaşayanlara rağmen ve henüz olgunlaşmadan yürürlüğe koymak, bu kentte yaşayanlara saygısızlıktır.

Görüş almanın çeşitli yolları vardır.

Geçtiğimiz gün yapılan eylem, ilgililere seslerini duyuramadıkları için gerçekleştirilmiş bir eylemdir…

Yorumlar (0)

+ Yorum Yaz