Hüseyin KÜPELİ

Hüseyin KÜPELİ

YAŞADIĞIMIZ COĞRAFYA!..

Ciğer yine bin parça...

İdlib'deki saldırıda 5 yiğidimiz daha toprağa düştü…

Geçen hafta 8, dün ise 5 şerefli Türk evladı daha Suriye'de kahpece şehit edildi.

13 can, evlat, ana, ocak, kardeş, baba ne derseniz deyin adına…

13 vatan evladı, 13 yiğit…

Askerlerimiz şehit oldukça, Türkiye’deki Suriyelilerle ilgili paylaşım yapılıyor, görüyorum. Ama biz, tam anlamıyla, ülkemizdeki Suriyelileri korumak için, o topraklara gitmedik, öncelikle bunu hatırlamamız gerekiyor.

Orada niçin varız?

Hatırlatayım…

Öncelikle, Kilis’e, Gaziantep’e, Hatay’a, Şanlıurfa’ya sınır çizgimizin ötesinden bombalar düşmesin diye!.. Suriye’nin toprak bütünlüğüne bağlı kalarak, YPG ve işbirlikçilerinin bölgede konuşlanmasını önlemek ve Türkiye sınırına kurulmak istenen terör devletinin yapılanmasını önlemek için…

Peki ne oldu da, bugüne kadar Türk askerine kurşun sıkmayan rejim güçleri, bu kez Türk güçlerini hedef almaya başladı?

Son 2 saldırıyı iyi analiz etmek gerekiyor.

Bu saldırılar, hangi taktik ve stratejilerin sonucu başladı?

Şehitlerimizin kanları yerde kalmaz elbet, karşılığı verilir…

İdlip’de şiddeti ve insani krizi sonlandırmak amacıyla görev yapan kahraman askerlerimize yönelik çirkin saldırı, rejimin tek başına aldığı bir karar değil. Arkasında mutlaka başka hesaplar var ve yakın zamanda kokusu ortaya çıkacaktır.

Ateş çemberinin tam ortasında, bir coğrafyada yaşayan Türkiye, bundan sonra attığı her adıma daha da dikkat etmeli. Çünkü dengeler her gün değişiyor, kartlar her gün yeniden dağıtılıyor.

Elbette, atacağımız adımlar, alacağımız kararlar, rejim güçlerinden korktuğumuz algısı yaratmamalı.

Hesabı sorulmalı, karşılığı en ağır şekilde verilmeli.

Demem o ki, yaşadığımız coğrafyada, herkes blöf yapıyor.

Temennim o ki, umarım, başka şehitler vermeyiz…

Rabb'im şehitlerimizin şehadetlerini kabul etsin. Başımız sağ olsun.

Yorumlar (0)

+ Yorum Yaz