Hüseyin KÜPELİ

Hüseyin KÜPELİ

YOKSULLUK

Yoksulluk günümüzün en büyük sosyal sorunlarından biridir ve gerek gelişmiş gerekse az gelişmiş ülkelerin karşı karşıya olduğu temel sorunların başında gelmekte.

İnsanların temel gereksinimlerini karşılama olanağına sahip bulunmaması ve kişilerin yaşayabilecekleri minimum yaşam standartlarına sahip olamaması şeklinde tanımlanabilecek yoksulluk olgusu, işsizlik, yoksunluk, ayrımcılık, sosyal dışlanma gibi olgularla hem iç içe hem de etkileşim içinde.

Dünyada yoksulluğun sona ermesi vizyonu ile çalışan uluslararası sivil toplum ve yardım kuruluşu Oxfam International, geçtiğimiz günlerde düzenli olarak yayınladığı “Küresel Eşitsizlik Raporu”nun 2019 versiyonunu yayınladı.

Raporda dikkat çeken en çarpıcı verilerden biri en zengin ve en fakir kesimler arasındaki uçurum. Rapora göre dünyadaki milyarderlerin serveti, 2017’ye göre 900 milyar dolar artış gösterirken, sayıları 3,8 milyar kişi olarak hesaplanan en fakir kesimin serveti ise %11 azalmış durumda.

Yapılan hesaplamalara göre, dünyada en zengin %1’lik kesimin servetleri üzerinden verdikleri verginin %0,5 oranında arttırılması dünyada okula gidemeyen yaklaşık 262 milyon çocuğun eğitim masraflarından ve sağlık hizmetine erişemeyen 3,3 milyon kişinin sağlık masraflarından daha fazla bir gelir yaratabiliyor. Fakat global ölçekte toplanan vergi gelirlerine bakıldığında, katma değer vergilerinin ve diğer tüketim vergilerinin ilk sırada olduğu, servet üzerinden verilen vergilerin ise toplam gelirin yalnızca %4’ünü oluşturduğu görülüyor.

Rakamlar da açıkça gösteriyor ki; yoksulluğun önüne geçilebilmesi için yürütülen çalışmalar samimi değil. Yoksulluğa karşı mücadele çok boyutlu bir çabayı gerektiriyor, aksi halde, aradaki uçurumun daha da derinleşmesi kaçınılmaz.

Yorumlar (0)

+ Yorum Yaz