SOKRANTES...

SOKRANTES...

YOL VER(E)MEDİK..

Geçtiğimiz günlerde Gaziantep İl Sağlık Müdürlüğü tarafından “AMBULANSA YOL VER, YAŞAMA YOL VER” kampanyası çerçevesinde uygulamaya başlayan  “FERMUAR” sistemi tatbikatı yapılmış.

 


Bu tatbikatta sürücülerimiz ambulans sürücülerine zor anlar yaşatmış.

 

Yani işin özü başarısız olmuşuz.

 

Yol verememişiz.

 

Bu tatbikat sonucunda halkımızın fermuar sisteminden haberdar olmadığı ve bilmediği ortaya çıkmış.
Trafikte ambulans sesi duyulduğunda neler yapmamız gerektiğini Çarşamba günkü TELGRAF gazetesinden okuyabilirsiniz.

 

Gaziantep İl sağlık müdürü Sayın Dr Sadettin Yazı gerekli açıklamaları yapmış zaten.

 

Burada yeniden uzun uzun yazmaya gerek yok.

 

Yapılan tatbikatta sürücülerimizin ambulansa nasıl yol verileceğini bilmediği ortaya çıkmış.
Doğrudur bazı sürücüler ambulansın açtığı yoldan uyanıklık edip peşine düşmektedir.

 

Yol vermek yerine escort gibi ambulansın önünden giden sürücü de vardır.
Yol vermek için panikleyen ve ne yapacağını şaşıran sürücülerimiz de vardır.

 

Bunların hepsi doğrudur.

 

Eee tamam da bütün suç şoförlerin mi?.

 

İşte benim itirazım burada başlıyor.

 

Hiçi mi yolların , hiç mi trafiği bu hale getirenlerin suçu yok?...

 

Şehrimiz deki hastaneye giden öyle yollar var ki zaten tek şerit nasıl fermuar yapacaksınız.

 

Eski doğum evi alt geçidine varmazdan önce o kalabalık da yol zaten dar bir de parkomatlı park etmiş araçlar trafik karmakarışık hadi yol ver bakalım.

 

Değil fermuar düğme sistemi olsa boş.

 

Şimdi sola dönüşlerin yasaklanması ile alternatif yollardaki yol daraltma çalışması sonucu tek şeride düşen yollarda Allah ambulanstaki hastanın yardımcısı olsun.

 

O alternatif yollar arapsaçına dönmüş durumda.

 

Yol gibi görünüp ama kaldırım olan yollara dönüşmüş yollar.

 

Tam bir labirent.

 

Peyniri arayan fare gibi apışıp kalıyorsun yollarda..

 

Yeni yapılan yollarımız da bile emniyet şeridi yok gibi gibi.

 

Bazen öyle oluyor ki stadın oradan merkez postanenin önüne kadar trafik kilit.

 

3- 4 şerit geliyorsun tek şeride düşüyor şişeye girmek gibi bir şey kaynak ola ola yol alıyorsun yollarda .

 

Burada ambulansa yol vermek için sürücülerimiz elinden geleni yapmaya çalışıyor.
Ama yol buna müsaade etmiyor .

 

Ancak milim milim ilerleye biliyorsun.

 

Evet doğrudur yol vermeyi bilmiyoruz ambulansa ,itfiaye filan.

 

Ama bazen yolun kendisi müsaade etmiyor.

 

Çünkü fermuar yapacak yer yok…

 

Yani yol vermedik değil yolun durumuna yol vermek istedik ama yol veremedik.

 

Allah hepimizin yardımcısı olsun trafikte.

 

SOKRANTES DER Kİ: DÜN YAPTIĞINIZ ŞEY SİZE HALA ÇOK İYİ GÖRÜNÜYORSA,BUGÜN YETERLİ DEĞİLSİNİZ DEMEKTİR.(E. WİLSON)

 

 

EKMEK ZAMLI YA KALİTE ?...

 

Şimdi yanlış hatırlamıyorsam Eylül ayları idi galiba.

 

Ekmeğe hem zam hem de gramajı artacaktı.

 

150 gr dan 0.50 krş satılan ekmek 200 gr 0.70 krş satılacaktı.

 

Tabiri caizse yer yerinde oynadı.

 

Herkes tepki gösterdi.

 

Hatta ekmekçilerin bile kafası karıştı ,bazıları zammı bile uygulamadı.

 

Ama tepkiler dinmek bilmedi.

 

Kalite dediler, iyi olacak dediler ama olmadı, millete dinletemediler ve inandıramadılar.

 

Tepkiler de dinmeyince ve zammı geri çekmek zorunda kaldılar.

 

Şimdi ekmeğin tanesi 0.60 krş oldu ve kimseden ses seda yok.

 

Üstelik kalitesinde bir değişme filanda yok.

 

Üstelik gramajı da aynı.

 

Eylülde zam yapılsaydı 200 gr ekmeği 0.70 krş dan yani kilosunu 3.50 krş dan almış olacaktık.

 

Şimdi ise 150 gr ekmeği 0.60 krş dan yani kilosunuz 4.00 tl den almış oluyoruz.

 

Kalite de değişmedi.

 

Zammın babasını yediğimiz halde kimseden ses seda yok.

 

Suriye ekmeği ile rekabetten dolayı da kalite zaten yoktu nerdeyse hiç kalmadı.

 

Benzin zammına zam bana işlemez ben zaten 100 tl lik alıyorum esprisi ile karşılayan bir millet olarak 10 kuruşluk zam bizi etkilemez düşüncesi de çok normaldir.

O zaman eylül ayında yapılacak olan zamma neden karşı çıktık onu da anlamış değilim.

Yetkililer o gün için ekmeğimizin kalitesinin de artacağını söylemişlerdi 200 gr olsaydı.

 

Ha kalite değişir mi idi bilemiyorum ama şimdi kalite dediğin zaman bahaneleri var.

 

Gastronomi şehrinin ekmeğinin kalitesini arttırmak için yapılan çalışmaların artık sonuç vermesini bekliyoruz.

 

 

180 DAKİKA…

 

Eskişehir maçında ki son dakikadaki olanlardan sonra ikilem içinde kaldım.

 

Penaltıyı atsak lig tamam ama onun arkasından Eskişehir’in kaçırdığı pozisyondan sonra da lige veda diyebilirdik.

 

Futbol öyle anlık bir olay olmaya başladı sonlara yaklaşırken.

 

Sivas’ın kalecisin Akhisar maçında ayağının altından topu kaçırmasa golü yemese Sivas daha farklı konumda olacaktı.

 

Yani hatanın kabul edilmediği telafi edilmediği dakikalara giriyoruz.

 

Bir nevi KURTARMA YAZILISINA..

 

Başarılı olamazsak bir alt sınıf da okumaya devam edeceğiz.
Rizenin Trabzon hezimeti onları da bu kurtarma yazılısının içine çekti.
Rize de kazan kaynamaya devam ediyor inşallah da devam eder.

 

Buradan neden bu hale düştük demedense , bu halden nasıl kurtuluruz onu konuşmak gerekir.
Başkalarına kızıp düşerse düşsün diyen ama bunu kalbiyle istemediğini bildiğim çok taraftar var.

 

Hele bir lig de kalalım davaya sonra devam ederiz.

 

İnanın PTT den çıkmak süper ligde şampiyon olmaktan daha zor.

Komşu illerimizin mücadelesini Büyükşehir sayesinde canlı olarak izledik.

 

Büyükşehir ile de gördük ki para ile hal olmuyor.

 

Başka Gaziantepspor yok deyip şu son 180 dakika da takımızı gönülden destekleyelim.

 

Şampiyonun hemen hemen belli olduğu süper lig de mersinden sonra geriye kalan iki takımın hangisi olacağı merak konusu.

 

Sivas, Eskişehir, kayseri ,rize ve biz adayız.

 

İnşallah bu takımlar arasından sıyrılır ve lig de kalırız.

 

Ama tribünün dediği davayı unutmayalım sonrasında…

 

 

Yorumlar (0)

+ Yorum Yaz