Psk. Alev Gamze Akbay

Psk. Alev Gamze Akbay

Zaman değil, sensin geçen!

Zaman… Madem an bir nokta ile başladı zamanda seninle başlamalı. Sertçe göğsüne oturan ağrı iyileşsin diye bıraktığın “zaman”… Yok sayarak, kendine kızarak, canını daha çok yakarak yüzleşmekten kaçtığın “zaman”… Daha önce de seni nasıl ayağa kaldırdığını unuttuğun “zaman”… keşke ile başlayan milyonlarca cümlelere inanarak yaşadığın “zaman”…

Her ne kadar “ zaman her şeyin ilacıdır!” sözünü savunsak da varlığımızın farkında olmak ve her şeyden önce “ ben “ hissini kazanmakta önemlidir. Hayat döngülerden (tekrar) ibaret. Hevesi ve coşkuyu bulmanın yolu zaman değil, bize iyi gelen döngüyü bulmamızdan geçiyor.

Zira döngüler dışında insan varlığını anlamak ve anlatmak mümkün değil. Sorunların üstesinden gelebildiğimiz  ölçüde hayata sahip çıkıyoruz. Evet, hayatımızda bir şeyler kötü gidebilir, hatta vakit kaybı gibi de gelebilir, fakat hiçbir zaman çöpe gitmez.

Zamanla baş edemediğinde duygularını dindirmeye çalışıyorsun değil mi? Duyar gibiyim… Peki, bu ne kadar doğru? Duygularımıza çocuk muamelesi yapmamız gerekiyor. Bir çocuk düşünün. Tıpkı çocuklara yaptığımız gibi duyguları ne kadar ciddiye alırsak sakinleşir; görmezden gelirsek şiddetlenir.

Duygularımızı duymaya çalışmalıyız, dindirmeye değil.  İnsanın zaman içerisinde ihtiyacı olan şey, içgörü ya da yorum değil; hayata karışma cesareti, döngüleri tekrarlama cesareti. Cesaret sensin! Zor gelebilir bazen. Denemelisin!

“Hayat geriye doğru anlamlandırılıyor olabilir. Fakat ileriye doğru yaşanır.” Diyor Kierkegaard. Her şeyden önce önemli olan yaşamı ve zamanı deneyimlemeye devam etmek.

Geleceği önceden anlamlandıramayız ama iç görü kazanıp deneyimledikten sonra geriye dönüp, yorumlayıp anlamlandırabiliriz. O, geleceğe yönelik bize rehberlik edecek tek şeyin “iman” olduğunu söylüyor.

İman etmekten bahsettiği şey, aslında bilmediğimiz şeylere teslim olmak. Biz insanlar teslim olduktan sonra geriye dönüp anlam bulabiliyoruz. Aramaktır insanın hakikati. Ara bul!

Kendimizi zamanın içinde var edebilmemiz için cesaret gereklidir. Cesaretin ortaya çıktığı yer kaygıyla yüzleştiğin an. Ya cesaret ortaya çıkmazsa? İşte o zaman derin bir umutsuzluğa gömülürüz. Karar senin! Çok umutsuz hissediyorsak, kendimizi zamanın getirdiği ihtimallere kapatmışız demektir.

Duy, gör, anla ve fark et… Oysa neye ihtiyacın olduğunu anlamanın, uygun koşulları yaşamanın bir zamanı vardır. Oda sensin! Bak çağırıyor işte seni hayat. Karış hayata, karış zamana… Zaman değil sensin geçen!

Yorumlar (0)

+ Yorum Yaz