Hüseyin KÜPELİ

Hüseyin KÜPELİ

ZAMLARA ALIŞTIK MI?

Yağ, şeker, pirinç, bulgur, nohut… Gıdada fiyatlar tavan resmen!.. Et fiyatları da eklendi buna!..

Ramazan ayına sayılı günler kala, market etiketleri cep yakıyor!

Market arabasının dolacağı yok ki!..

Bir maaşıyla ancak bir market arabasına doldurabilen vatandaş, 30 gün boyunca geçimini nasıl karşılasın?

Asgari ücret yüzde 50 arttı diye sevinemeyen milyonlarca işçi kesimi var ülkede!.. Sevinemiyor, çünkü aldığı zam, etiketlerdeki artışı karşılamadı.

Hatta “Etiketler eskisi gibi kalsın, biz eski maaşımızı almaya razıyız” diyen büyük bir kitle var!..

Kısacası, vatandaşın halini anlatmaya gerek yok; perişan hepsi!..

Market ve manavlar raflarını görünce, durumu daha iyi anlıyorsunuz artık!

Tam bir panik havası var…

Elinde ne varsa, ucuz bulduğu ürüne yatırıyor hepsini!..

Öyle ya, yağı bile 36 aya varan ihtiyaç kredisiyle satmaya başladılar!..

Gerisini siz düşünün artık!

Bugünkü nesilin, torunlarına “eskiden yağı taksitle alırdık” diye anlatacak bir hikayesi bile var!..

Markete girince bakıyorum şöyle uzaktan vatandaşın haline!

Almak istediği ürüne yaklaşıyor, ürünü elinde iyice inceliyor, sonra geri bırakıyor. Sonra tekrar alıp “alsam mı, almasam mı?” tam karar veremiyor.

Alan da mutlu değil, alamayan da…

Demem o ki, gidişat hiç te hayra alamet değil…

BİR FIKRA!

Günün anlam ve önemine uygun, çoğunuzun bildiği bir fıkrayla bitireyim yazımı!..

‘‘Padişahlardan biri, yeni vergiler koyduğunda ya da mevcut vergileri artırdığında, sadrazama;

- Git bakalım, halkın arasında bir dolaş. Vergilere alışmışlar mı?

dermiş. Sadrazam da, halkın arasında dolaştıktan sona padişaha;

- Padişahım, halkın suratı biraz asık, canı da sıkılmış durumda ama işlerine devam ediyorlar...

Dediğinde padişah da şu şekilde yorum yaparmış.

- Tamam, demek ki sorun yok. Alışırlar alışırlar...

Bir süre sonra yine vergiler artırıldığında, padişahın talimatı üzerine sadrazam halkın arasında dolaşır ve izlenimlerini aktarırmış;

- Padişahım, bu kez suratları çok asık. Merhaba desen, yüzüne dik dik bakıyorlar. Sonraki her an kavga edecek gibiler. Suratlarından düşen bin parça. Galiba bu kez vergileri çok artırdık.

- Yok yok. Merak etme sen. Önemli bir şey gözükmüyor. Alışırlar, alışırlar...

Bu böyle devam etmiş gitmiş.

Günlerden bir gün, yine yeni vergiler getirildiğinde, sadrazam halkın arasına karışmış, dolaşıp geldiğinde şaşkın bir vaziyetteymiş.

- Padişahım hiç sormayın. Bu kez kafam karmakarışık. Çünkü hiçbir şey anlamadım. Herkes çok neşeli, gülüyor hatta sokaklarda dans ediyorlar, oynuyorlar...

Aman' demiş padişah.

- Eğer halk dansetmeye ve oynamaya başladıysa, demek ki durum çok kötü . Hiçbir şeyi umursamıyorlar demektir. Galiba vergileri çok artırdık. Hemen vergileri indirelim. Yoksa perişan oluruz...’’

Yorumlar (0)

+ Yorum Yaz