Hüseyin KÜPELİ

Hüseyin KÜPELİ

ZERDALİ ÇEKİRDEĞİ’NDEN PANORAMA MÜZESİ’NE

Ne demişler, geçmişini bilmeyen, geleceğini de bilemez…

Antep savunmasını yıllar boyu araştıran, inceleyen, kitaplar yazan, bir dönemin yakın tanığı, Araştırmacı-Yazar rahmetli Adil Dai’yi 2014 yılında, Kavaklık’ta ikamet ettiği evinde ziyaret etmiş, Antep savunmasını ve o dönemde yaşanılanları kendi ağzından dinleme fırsatı bulmuştum.

O gün çok etkilenmiştim hakikaten…

O zaman düşman sadece Fransızlar, İngilizler değil aynı zamanda yoksulluktu çünkü!.. Zerdali çekirdeğiyle beslenip, düşmana dimdik duran atalarımız var bizim…

Var olmasına var da, yeni nesil ne kadarını biliyor bu muhteşem hikayenin!..

Yaşamını Antep savunmasıyla ilgili araştırmalara ayıran Adil Dai kendisiyle yaptığım görüşmede, gelecekle ilgili bir tek endişesinin olduğunu söylemişti, o da Antep savunmasının gelecek nesiller tarafından unutulacak olmasıydı…

Dün, Adil Dai’nin mezarında rahat uyuyabileceğini hissettim, ikna oldum…

Gaziantep’te, son yıllardır üzerinde büyüm uğraş ve emekler verilerek bir müze yapıldı ve geçenlerde ziyaretçi kabulüne başladı biliyorsunuz…

Panorama 25 Aralık Gaziantep Savunması ve Kahramanlık Müzesi’nden bahsediyorum.

Müzenin kuruluş fikrinden başlayıp, inşaat aşaması ve sonrasında içine konulan her tarihi eser, doküman, araç-gereç teminiyle yakından ilgilenen Antep sevdalısı Sayın Sıtkı Severoğlu dün gazetemdeki çalışma arkadaşlarımın katıldığı bir program ile müzeyi bizlere anlatarak gezdirme nezaketinde bulundu.

Hakikaten her metrekaresinde emek olan, attığınız her adımda sizi Antep savunmasının derinliklerine taşıyıp götüren bir şaheser ortaya çıkmış. O günleri anlatan belgeselde de, atalarımızın yaşadıkları zorlukları gördüğünüzde de, gözlerinin buğusunu bir-kaç kez silmek zorunda kalıyorsunuz.

O yüce insanların, bize bu şehri hangi şartlarda savunup, hayatları pahasına bir şehir bıraktıklarını gördüğünüzde, şu an yaptığımız tüm dünyalık işlerin hiçbir öneminin kalmadığını anlıyorsunuz.

Antep savunmasının içerisinde ihanet, gözyaşı, mücadele ruhu, kazanma azmi ne ararsanız var…

Antepli çetelerin “Allah bizimle” parolasıyla çıktıkları bu yolda neler yaşadıkları film şeridi gibi gözümüzün önünden akıp gidiyor. Bazı doğru sandığım yanlışlarım olduğunu da görüyorum, bu gezi sonrasında… Mesela, Şahin beyin yıllarca Antepli olmadığı, buraya Atatürk tarafından gönderilen bir Kumandan olduğu söylenirdi. Sıtkı Severoğlu, Şahin beyin aslen Antepli olduğu bilgisini verdi.

Müzede, Antep’e Gazi’lik verilişi ve yine şehre Gazi’likmadalyası verilmesiyle ilgili köşeler de var. Günümüz teknolojisinden yararlanılarak hazırlanan ses, efekt ve görsellerle istediğinizde, kendinizi o günlerin içerisinde gösteren fotoğraflar çekip, anında kendinize mail de atabiliyorsunuz.

Sıtkı bey, gezi sırasında, benim için çok önemli olan cümleyi de en sonunda kurdu… Milli Eğitim ile görüşüp, burayı öğrencilere açmak istiyorlarmış. Çocuklarımıza bu destan yaşatıldığında, iş te o gün Adil Dai’nin mezarında rahat uyuyacağını gösteriyor.

Müzeyle ilgili kamuoyunda bir tek eleştiri var. O da, müzenin Kale’nin görüntüsünü kapattığı yönünde… Konuştuk tabiki bu konuyu da… Sıtkı bey buna katılmıyor. Çünkü, müze yapılmak üzere yıkılan içinde 40 tane askeri lojman olan binanın, mevcut müzeden daha büyük olduğunu ifade ediyor, onu da belirtelim…

Her şeyi anlatmayayım…

Bence bu topraklarda yaşayan her birey, büyük-küçük fark etmeksizin bu müzeyi mutlakaama mutlaka ziyaret etmeli…

Emek veren herkese teşekkürler…

Yorumlar (0)

+ Yorum Yaz