Yaşamın hafızamızdaki sancısı: Aftersun

İskoç yönetmen Charlotte Wells’in çocukluk anılarının günümüz özlemiyle buluştuğu ilk uzun metrajlı filmi Aftersun’da baba-kız ilişkisi özelinde yaşamın hafızamızda bıraktığı ağrısına vurgu yapıyor. 6 Ocak’ta Mubi’de gösterime giren Aftersun, 11 yaşındaki Sophie’nin (Frankie Corio) babası Calum ile (Paul Mescal) Fethiye’de yaşadığı belki de son tatilin sevinci ve melankolisini harmanlıyor. 90’larda geçen film, dönemin ruh halini, atmosferini başarılı bir şekilde yansıtıyor. Odağımız baba-kızın insanı yer yer geren ilişkisi. Sophie çocukluktan ergenliğe geçiş dönemindeki bir çocuğun değişimlerini yaşarken Calum, babalığa alışamamış ve ebeveyn olmanın zorluklarıyla mücadele eden adamın mutsuzluklarını yansıtıyor.

Hayatımız boyuna pek çok mutluluk, sevinç ve neşeyle karşılaştığımız gibi bu yolculukta bazen keder, acı ve mutsuzluklar da karşımıza çıkabiliyor. Yaşamın cilvesi bu ve acı tatlı yaşadıklarımız asla kaybolmuyor. Bellekte tutuluyor. Bazıları bizi en mutlu anımızda üzmek, bazıları ise yaşama yeniden tutunmak için gün yüzüne çıkmayı bekliyor, derinlerde… Aftersun da acı tatlı anıların peşinden giden ve hafızayı kurcalayan bir film. Filmin büyük çoğunluğunda Sophie'nin yolculukla ilgili anılarının içinde buluyoruz kendimizi. Sophie’ninçocukluk anıları yetişkinlik özlemiyle bütünleştiğini izliyoruz. Yer yer onu yetişkin halinde de görüyoruz. Bellek üçüncü bir başrol olarak Paul Mescal ve FrankieCorio’ya eşlik ediyor.

Belleğin Aftersun için neden bu kadar gerekli bir araç olduğu konusunda Wells bir röportajında şöyle diyor: “Fikri ilk düşündüğümde daha basitti. Tatilde olan genç bir baba ve kızıyla ilgili bir film hayal etmiştim. Sanırım kendi anılarıma, hatıralarıma ve babamla olan ilişkime yer verme süreci filmin yapısına sızmaya başladı. Hafızayla ilgili keşfetmek istediğim şeylerden biri de film yapımcılarının hafızayı nasıl canlandırdıkları ve izleyicileri nasıl içeri aldıklarıydı. Görüntü yönetmenim Greg ile bir strateji geliştirdik. Bu, yetişkin Sophie'nin kapsayıcı bakış açısı ve diğer bakış açıları olduğu izlenimini yaratmada önemliydi. Filmin hafızası hakkında bir fikir yaratmada uzun bir yol kat ettiğini düşündüğümsekanslar var ve bunlar gerçekten kurguda keşfedildi. Filmi bu şeyler olmadan hayal etmek imkansız çünkü filmi bir anı olarak tasvir etmede uzun bir yol kat ettiklerini düşünüyorum.”

Aftersun, baba-kız ilişkisindeki özgünlüğe rağmen aile, ergenlik, kayıplar üzerinden evrensel bir dile ulaşıyor.Baba-kızın istikrarsız, eğlenceli ve garip ilişkisi her an kötü bir şey olacakmış hissiyle tetikte bırakıyor. Bu his mutlu anlarında bile varlığını koruyor. İkili arasında eksik, yarım kalan, tamamlanmayan bir şeyler var. Aftersun, anılara yolculuğun melankolisi eşliğinde içinde kaybolacağınız bir ilk film.

# YAZARIN DİĞER YAZILARI

Yazar Harun Karaburç - Mesaj Gönder


göndermek için kutuyu işaretleyin

Yorum yazarak Telgraf Gazetesi Topluluk Kuralları’nı kabul etmiş bulunuyor ve yorumunuzla ilgili doğrudan veya dolaylı tüm sorumluluğu tek başınıza üstleniyorsunuz. Yazılan yorumlardan Telgraf Gazetesi hiçbir şekilde sorumlu tutulamaz.

Anadolu Ajansı (AA), İhlas Haber Ajansı (İHA), Demirören Haber Ajansı (DHA), Anka Haber Ajansı (ANKA) tarafından servis edilen tüm haberler Telgraf Gazetesi editörlerinin hiçbir editöryel müdahalesi olmadan, ajans kanallarından geldiği şekliyle yayınlanmaktadır. Sitemize ajanslar üzerinden aktarılan haberlerin hukuki muhatabı Telgraf Gazetesi değil haberi geçen ajanstır.