DEĞERİN NE KADAR ÖĞRETMENİM!

Dünyanın en kadim mesleklerinden birinin öğretmenlik olduğunu düşünmekteyim. Öğretmenlik; aynı zamanda her meslekten insanın özünü, çocukluk ve yetişkinlikleri itibariyle bulup-şekillendirebilen tek iş dalı. Her ne kadar saygınlığı azalmış görünse de toplum için önemi hiçbir zaman tartışılmamalı.

Öğretmenlikte sabır çok önemli. Bilindiği üzere sabır, “parça parça acı çekilerek sonuca ulaşma” demek. “Eğitimcinin mum gibi erimesi” deyimi de meslek çalışanlarının durumunu oldukça “net” anlatan bir yaklaşım. Çokça acılar içeren eğitim sürecinin; tatlı meyvelerinin yenmesi de öğretmenden çok öğrencilere ve velilerine düşmekte.

“Eğitimin kökleri acı, meyveleri tatlıdır.” (Aristoteles)

Öğretmenler, en gözde olan meslek mensuplarının hatta liderlerin bile yetiştiricisi… Hiçbirinin, yetiştirilme süreçlerindeki eğiticilerini unuttuğunu sanmıyorum. Toplum büyük eğitimcilere her zaman ihtiyaç duymakta. Öyle ki liderler bile zaman zaman toplumun öğretmeni rolüne bürünmekte.
Öğretmenleri, geleceğin inşa ustaları diye nitelendirmek mümkün. “Ahlak, bilgi, maneviyat ve kişilik yönünden oturaklı bireylere sahip ileri seviyedeki toplumlar”, onların eseri olduğu gibi tam tersi durumdaki bozuk yapılı ülkeler de onların yetersiz emeğinin bir sonucu. Öğretmenler, toplumları tarafından sürekli gözlem altında tutulmakta. Diğer tüm meslek gruplarının hatası bir sayılırken, öğretmenlerin hataları iki görülmekte. Yani toplumların öğretmenlerden beklentisi çok yüksek seviyelerde. Aynı zamanda, ülke gelişmişliği öğretmeni ateşlediği gibi öğretmenlerin kalitesi de toplum gelişmesini ateşlemekte.

Genelde halk, öğretmenlerin kalitesini ölçmek için öğrencilerin bilgi düzeylerini değerlendirmekte. Ama nitelik belirlemede, çok daha önemli bir etkeni unutmaktalar; “Öğretmenin kişiliği”! Aslında öğrenci; öğretmen kişiliğinin etkisi ile yoğrulup-gelişmekte. Ayrıca öğretmenin kalitesi; yüksek mevkilere ulaşmış öğrenciler ile değil, bilgili-maneviyat sahibi ve topluma örnek olacak karakterdeki talebelerin çokluğu ile ölçülür kanaatindeyim.
Toplumlarda, öğretmene gerekli değer veriliyor mu? Bu konunun önemi herkesçe tam olarak idrak edilememekte. Öğretmene hak ettiği kıymeti veren milletler genellikle yükselişte. Öğretmenlerin itibarsızlaştığı toplumlarda ise kaos ortamları artmakta. Konu ile ilgili olarak çöküş yaşayan toplumların tarihlerini incelemek mümkün. Tabi verilen değerin artması hem “maddi imkanlarının iyileşmesi” hem de “sosyal statü” olarak iyi yere gelmeleri ile ilintili.

“Eti senin kemiği benim” yaklaşımı, günümüzde geçerliğini çok korumasa da öğretmenlere yine güvenmeli. Onların her açığının üzerine gidilmesi, işleri konusunda ellerinin kollarının bağlanması ve çocuğumuzun aldığı eğitimin kalitesine sekte vurulmasıdır. Her insan gibi öğretmenlerin de kusurları mevcut. Belki zaman zaman bunların büyüklüğü ciddi boyutlara ulaşmakta. Ancak eğitimcilerin omuzlarındaki yükün ağırlığı düşünüldüğünde, onlara karşı hoşgörü katsayımız artmalı. Şöyle ki öğretmenlerin işi gerçekten zor. Onlar da hem meslek hayatlarında hem özel hayatlarında ciddi sınavlar vermekte. Eğitim ve öğretim esnasında, eridikleri nispette hak edişlerini tam olarak alamadıkları söylenebilir.
Atatürk, yeni nesli öğretmenlerin eseri olarak görmüş. Bunun yanı sıra Amerikalı tarihçi, gazeteci ve yazar Henry Adams öğretmeni daha önemli bir açıdan değerlendirip farklı noktaya taşımış;

“Bir öğretmen ebediyete hükmeden insandır. Tesirlerinin nerede biteceği asla bilinemez. “

# YAZARIN DİĞER YAZILARI

Yazar İlker Bebe - Mesaj Gönder


göndermek için kutuyu işaretleyin

Yorum yazarak Telgraf Gazetesi Topluluk Kuralları’nı kabul etmiş bulunuyor ve yorumunuzla ilgili doğrudan veya dolaylı tüm sorumluluğu tek başınıza üstleniyorsunuz. Yazılan yorumlardan Telgraf Gazetesi hiçbir şekilde sorumlu tutulamaz.

Anadolu Ajansı (AA), İhlas Haber Ajansı (İHA), Demirören Haber Ajansı (DHA), Anka Haber Ajansı (ANKA) tarafından servis edilen tüm haberler Telgraf Gazetesi editörlerinin hiçbir editöryel müdahalesi olmadan, ajans kanallarından geldiği şekliyle yayınlanmaktadır. Sitemize ajanslar üzerinden aktarılan haberlerin hukuki muhatabı Telgraf Gazetesi değil haberi geçen ajanstır.

02

Vatandaş - Almanya'da bir matematik kitabı bir öğrenci tarafından kiralanıyor ,dönem sonunda teslim ediliyormuş. Böylece 10 yıl kadar kullanılabiliyormuş. Bizde her yıl 300 milyon kitap bir kısmı çöpe, bir kısmı da geri dönüşüme gidiyormuş. Buna da bir çare bulunması gerekiyor hocam.

Yanıtla . 0Beğen . 0Beğenme 17 Ocak 11:08
01

Ahmet Bayuk - Hazreti Ali in dediği gibi bana bir harf öğretenin kırk yıl kölesi olurum.

Yanıtla . 1Beğen . 0Beğenme 17 Ocak 09:56