KARIN YAŞANTIDAKİ ETKENLERİ

Lapa lapa yağan kar, yaşamsal bir hediyedir. Ama kime göre neye göre?
Kara kış geldi çattı bende yağmuru, karı ve ayazı iki bakış açısından ele almak istedim. Yağan kar insanların içindeki çocuğu ortaya çıkartır. Çocuklar neşe içinde dışarı fırlarlar. Kar tanelerinin saf ve temiz yüzü sevgiyi indirmiş yeryüzüne. Demek ki şubat ayı aşk ayı. Karın ilk düşüşü sıradan değil, sihirli bir olaydır. Uyandığında daha farklı bir dünyaya gözlerini açarsın. Sevdiğimize bir kartopu alıp atıverip ne olur ki diyoruz. Eline bir fincan kahveyi yudumlarken pencere kenarında yağan kar ve yağmur seyrederek içlerini ferahlatmak, henüz üzerinden bir insan dahi geçmemiş karların etrafından sosyal medyaya post yüklemek, ay ben soğuğa gelemem diyerekten şöminelerinin ateşlerini harlatmak olarak tanımlarlar.
Ne yazık ki bu durum her zaman için pozitif yönden değerlendirilemiyor.
Uzun lafın kısası insanlar ailelerini, yaşantılarını, ne zaman doğup ne zaman yaşamlarına son vereceklerini ve maddi olanaklarını seçemiyor. Ocak ayının, yani yeni yılın ilk ayından sonra gelen şubat ayı için ne dramatik hikayeler anlatırlar değil mi? İşte bizlerde şu an tam oradayız. Roma’nın kurucusu Romulus’un emriyle düzenlenen ilk takvimde olmamasına ve başına gelmeyen kalmamasına karşın kendisine her ne kadar çilekeş, garip şubat derler.
Çünkü kar size yukarıdan damlayan su damlacıkları, üzerinin sırılsıklam olması, kaygan yollarda umarım can kaybı olmadan bu kadarı ile atlatılır diye umut edilip çabalara rağmen yapılan kazalar sonucu kaybedilen hayatlar ve ümitler, titreye titreye ulaşım sağlamaya çalışabilmek, yolda kalan aracımı nasıl yapabilirim, edebilirim düşüncesi içerisinde bulunduran üzüntüden başka bir şey kazandırmayarak su kütlelerinin kalıplaşmış halinden farksız hiçbir anlam bulundurmayabilir.

# YAZARIN DİĞER YAZILARI

Yazar Saniye Ercan - Mesaj Gönder


göndermek için kutuyu işaretleyin

Yorum yazarak Telgraf Gazetesi Topluluk Kuralları’nı kabul etmiş bulunuyor ve yorumunuzla ilgili doğrudan veya dolaylı tüm sorumluluğu tek başınıza üstleniyorsunuz. Yazılan yorumlardan Telgraf Gazetesi hiçbir şekilde sorumlu tutulamaz.

Haber ajansları tarafından servis edilen tüm haberler Telgraf Gazetesi editörlerinin hiçbir editöryel müdahalesi olmadan, ajans kanallarından geldiği şekliyle yayınlanmaktadır. Sitemize ajanslar üzerinden aktarılan haberlerin hukuki muhatabı Telgraf Gazetesi değil haberi geçen ajanstır.